YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2078
KARAR NO : 2019/6019
KARAR TARİHİ : 27.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli kararda dosyada taraf sıfatı olmayan …’ın müşteki, ayrıca dosyada mağdur sıfatı olan …’ın da müşteki olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir hata olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesine göre; Cumhuriyet Savcısı kovuşturma olanağının bulunmaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir, bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
Ayrıca CMK’nın 225. maddesi uyarınca mahkemece verilecek hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir ve mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.
Buna göre, mağdurlar … ile …’ın soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmadıklarını ifade ettikleri, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sanık hakkında şikayete tabi hakaret suçundan 21/08/2014 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın da kesinleşmesine karşın; kamu davasına konu edilmeyen hakaret suçundan ek savunma hakkı verilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sanığa isnat olunan eylemin, TCK’nın 125/1. maddesi kapsamındaki takibi şikayete bağlı olan hakaret suçu olduğu ve mağdurların 13/01/2015 tarihli celsede şikayetçi olmadıklarını beyan etmesi karşısında, TCK’nın 73/6 uyarınca sanığa, şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre, CMK’nın 223/8. maddesi gereğince şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmemesi,
b) TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, “sanığın samimi ikrarı, daha önce sabıkalı oluşu ve tüm dosya içeriğine göre” şeklindeki yetersiz gerekçeyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak fazla belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.