Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/11294 E. 2019/11310 K. 16.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11294
KARAR NO : 2019/11310
KARAR TARİHİ : 16.05.2019

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ret kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; … . İş Mahkemesi’nin 23/06/2017 tarih 2017/70 Esas, 2017/418 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar vermiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı özetle; davacının davalı iş yerinde 15/09/2010 tarihinden itibaren kabin memuru olarak çalışmaya başladığını, davalı şirkette örgütlü olan Türkiye Sivil Havacılık Sendikasına üye olarak davalı ile sendika arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmelerinden yararlandığını, aylık net ortalama ücretinin 6.500 TL olduğunu, uçuş görevlerini başarı ile ve kurallara uygun şekilde yerine getirirken 2015 yılında yumurtalık-kist ameliyatı olduğunu, ameliyatı takiben 5 gün hastanede kaldığını ve tarafına istirahat raporu verildiğini, 2016 yılında ise geçirdiği iş kazası sonucu burnunun kırılması nedeni ile istirahat raporu aldığını, 2016 yılı sonunda da anksiyete teşhisi ile tarafına istirahat raporu verildiğini, raporu devam ederken 09/12/2016 tarihinde iş yeri tarafından savunmasının istendiğini ve aynı gün savunma verdiğini, savunmasını verdikten 1 ay sonra tekrar şirkete çağrıldığını ve bu kez tarafına iş akdinin feshedildiğinin söylendiğini, ancak tarafına herhangi bir tebliğ yapılmadığını, daha sonra gıyabında devamsızlık tutanakları tutularak iş akdine son verildiğini öğrendiğini, sık rapor aldığı gerekçesi ile işten çıkarıldığının tarafına şifahen ifade edildiğini ancak bu durumun doğrudan feshi gerektiren bir olumsuzluk olmadığını, davalının iyiniyetli olmadığını, yapılan fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu, davalının feshin son çare olması ilkesini dikkate almadığını, davalı şirketin bu şekilde işten çıkarmaları usül haline getirdiğini iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespiti ile tarafının işe iadesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının davalı iş yerinde “kabin memuru” olarak görev yapmakta iken görev yaptığı sürede; 2014 yılında toplam 23 gün raporlu olması, 2015 yılında 1 gün devamsızlık yapması ve toplam 63 gün raporlu olması, 2016 yılında toplam 71 gün raporlu olması ve bu rapor alma durumunun alışkanlık haline gelmesi nedeniyle operasyonel aksaklığa sebep olması, işgücü planlamasını olumsuz etkilenmesi, iş yerinde olumsuzluklara ve iş arkadaşlarının uçuş programlarında değişiklik yapılmasına neden olması nedenleriyle, çalışmalarından verim alınamadığından ve hizmetinden istifade edilemediğinden, davacının iş akdinin İcra Komitesi’nin 04.01.2017 gün ve 0042 sayılı kararı ile Toplu İş Sözleşmesi’nin atfıyla 4857 sayılı İş Kanununun 17. 18. ve 19. maddelerine uygun olarak kıdem ve ihbar tazminatı peşin ödenmek kaydıyla iş akdinin feshedildiğini yapılan tüm işlemlerin yasaya ve usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; ”… davacının iş akdine 2014 yılında toplam 23 gün raporlu, 2015 yılında 1 gün devamsızlık olmak üzere 63 gün raporlu, 2016 yılında toplam 71 gün raporlu olması nedeni ile iş akışını olumsuz etkilediğinden bahisle davalı işverence son verildiği, yazılı fesih bildiriminin yapıldığı, yazılı savunmasının alındığı, dosyaya sunulu iş yeri sicil dosyasından ve dinlenilen tanık beyanlarından davacının fesihte belirtilen raporlarının mevcut olduğu, farklı farklı birimlerden farklı farklı içeriklerde devamlılık arz edecek şekilde rapor alındığı, raporların sayısı nazara alındığında iş akışını olumsuz yönde etkilediği, ihbar önelinden daha fazla süreli raporun yıl içerisinde alındığı, bu nedenle davalının davacı ile çalışmaya devam etmesinin beklenemeyeceği, iş şartlarındaki olumsuz etkilenme nedeni ile geçerli nedenle yapılan feshin yerinde olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş…“ gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin muhtelif rahatsızlıklarından dolayı raporu bulunduğunu, 2016 yılından sonra anksiyete teşhisiyle kendisine istirahat verildiğini, rapor devam ederken 09/12/2016 tarihinde işyerine davet edilerek kendisinden savunma istendiğini, aynı gün müvekkilinin savunma verdiğini, yaklaşık 1 ay geçtikten sonra müvekkilinin raporu devam ederken müvekkilinin tarihini tam hatırlayamayadığı 06 veya 07/01/2016 günü işyerine çağrılarak raporu ile ilgili bilgi verildikten sonra iş akdinin sonlandırıldığının ifade edildiğini, fesih işleminin yazılı yapılmasının kanuni bir sorumluluk olduğunu, müvekkiline gerekçeli bir yazılı fesih bildirimi yapılmadığını, fesih işleminin geçerli nedene dayalı olmadığını, davalı işverenin oluştuğunu iddia ettiği olumsuzlukları ve uçuş aksamalarında meydana gelen olumsuzlukları somut bir şekilde ispatlayamadığını, işçinin korunması ve feshin son çare olması ilkesinin dikkate alınmadığını, davalı şirketin müvekkilinin elinde olmayan … sorunlarından dolayı doğrudan iş akdini sonlandırmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, “…davacının iş akdini geçerli sebeple 04/01/2017 günü ve 42 sayılı İcra Komitesiyle sonlandırdığı iddasında bulunan davalı işverenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19/1. Maddesi kapsamında davacı tarafın gerek yargılama esnasında beyan ettiği, gerekse istinaf gerekçelerinde belirttiği hususların aksine yazılı bir fesih bildirimini davacıya yönelttiğine dair ispat delilini dosyaya sunamadığı bu kapsamda geçerli feshin zorunlu unsurlarından olan fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek şeklindeki kanuni şekil şartını yerine getirdiğini ispatlayamadığı anlaşılmasına karşın, bu hususlar gözardı edilerek karar yerinde gösterilen gerekçe ile ilk derece mahkemesinin hüküm tesis etmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davanın kabulüne, feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE karar vermek gerekmiş olup…” gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının sık sık rapor aldığı, bu raporlar nedeniyle davalı işyerinde iş akışının bozulduğu, bu durumun davalı açısından geçerli fesih sebebi oluşturduğu davalı işverenin davacının savunmasını aldıktan sonra yukarıda açıklanan sebeple iş akdini geçerli nedenle feshettiği, buna ilişkin yazılı fesih bildirimini davacı işçinin tebliğ almaktan imtina ettiği, bu durumunda tutanakla kayıt altına alındığı, nitekim davacının hemen sonrasında iş bu işe iade davasını açmasınında bu durumu doğruladığı, davacının imzadan imtina edip sonrasında “bana tebliğ yapılmadı” iddiasının herşeyden önce dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı işverenin geçerli nedene dayalı feshinin usulüne uygun olduğu anlaşıldığından, davanın reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) Hüküm:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Alınması gereken 44,40 TL karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-)Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 196,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7-)Dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, Kesin olarak, 16.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.