YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2123
KARAR NO : 2019/4604
KARAR TARİHİ : 29.04.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müteselsilen hizmet nedeniyle emniyeti suistimal,müteselsilen resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Zincirleme şekilde nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizin 12/12/2012 tarihli ve 2011/1225 Esas, 2012/12988 Karar sayılı bozma ilamında, kooperatif ana sözleşmesinin onaylı bir örneği dosya arasına getirtilip, kooperatife yetkili memur atama yetkisinin kime ait olduğu hususunda özel bir hüküm bulunup bulunmadığının irdelenmesi, sanığın yetkili kooperatif memuru statüsünde bulunup bulunmadığı ve bunun sonucunda 1163 sayılı Yasanın 62/3. maddesi uyarınca kamu görevlisi gibi cezalandırılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi, aksi halde 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 2 ve 47. maddeleri ile Serbest Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Mecburi Meslek Kurallarına İlişkin Genelgenin 1. maddesinin hükümleri de gözetilerek, hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin belirtildiği ve bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma sonrası temin edilen ana sözleşmenin başlık kısmında da belirtildiği üzere özet olup tüm hükümleri içermediği, dolayısıyla bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; ilgili kurumlara müzekkere yazılarak kooperatif anasözleşmesinin tüm hükümlerini içeren aslı veya onaylı suretinin dosya içerisine alınmasından sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.