YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3312
KARAR NO : 2019/7937
KARAR TARİHİ : 30.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/01/2007 tarih ve 2007/3-9 Esas, 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’ nun 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 310.maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen hükmün temyiz süresinin “tebliğden” itibaren başlayacağı bildirilerek, yanılgıya sebebiyet verildiğinden; 11/12/2014 tarihinde tefhim edilen kararı yasal bir haftalık süreden sonra 16/01/2015 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 63. maddesi gereği tutuklulukta geçirdiği sürenin sanığın cezasından mahsubuna karar verilmemesi ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 günlü ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik TCK’nın 142/2-b maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 5 yıl olduğu gözetilmeden 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.