YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11043
KARAR NO : 2013/16561
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, mahkemece 2004/478 E. sayılı iş bu dosyanın tefrik edildiği dosyaya verdiği cevap dilekçesinde açmış olduğu karşı davasında müvekkilinin köyde oturan çiftçilikle uğraşan 76 yaşlarında okuma yazma bilmeyen kendi halinde bir köy vatandaşı olduğunu, davalı …’ın da cami imamı olup haricen de … Mevkiinde eşinin adına kayıtlı olan bir iş yerini çalıştırdığını, 2002 yılı içerisinde kurban bayramından sonra davalı …’ın hayvan işinden anladığından müvekkilinin aza sıfatı ile köy camisinin ihtiyaçlarını gidermek için toplanan derileri satması için davalı …’a teslim ettiğini, davalı …’ın sattığı derilerin parasını müvekkiline teslim ederken bir kağıda teslim aldığına ilişkin imza atmasını istediğini ve okuma yazma bilmeyen müvekkilinin de tanıklar huzurunda imza attığını, hakkında icra takibi yapıldığında, müvekkilinin hile ile hataya düşürerek elinden senet alındığını anladığını, davalı …’ın bu itirazlardan kurtulmak amacıyla durumu bilen diğer davalı …’e ciro ettiğini belirterek müvekkilinin Bolu 1. İcra Müdürlüğü’nün 2004/4230 E. sayılı dosyasına konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davacıya verilen para karşılığında dava konusu senedin davacı tarafından düzenlenerek kendisine verildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, senedin hata, hile veya tehdit gibi iradeyi sakatlayan hallerin sonucunda imzalandığı hususunun davacı tarafından ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.