Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2019/1313 E. 2019/2854 K. 19.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1313
KARAR NO : 2019/2854
KARAR TARİHİ : 19.06.2019

Mahkemesi :…1. Tüketici Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup edimin ifa edilmemesi sebebiyle ödenen iş bedelinin iadesi istemiyle yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davaya bakmakta ticaret mahkemeleri görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair kararın temyizi üzerine Dairemizin 27.01.2015 gün 2015/42 Esas 2015/413 Karar sayılı ilamı ile davaya bakma görevinin tüketici mahkemesinde olduğundan davaya bakması gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına karşı direnilerek tekrar dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine ve dosyanın …Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu direnme kararında davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kurulu 07.02.2019 gün 2017/15-429 Esas 2009/84 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkemece Dairemizin bozma ilamından sonra inceleme yaptırılarak karar verilmiş olması hali direnme olmayıp usul hukuku anlamında yeni bir delile dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu, yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Dairemize ait olduğundan bahisle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizin 27.01.2015 tarihli bozma ilamında da belirtildiği gibi 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki Kanun’un 3. maddesinin 1. bendinde tüketici işlemi tanımlanırken “mal ve hizmet piyasalarında kamu tüzel kişilerde dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşınmaz, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak suretiyle hür türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder denilmiştir. 6502 sayılı Yasa ile yapılan düzenleme ile taraflardan birisinin tüketici olması halinde eser sözleşmesinden kaynaklanan ilişkiler tüketici işlemi kapsamına alındığı gibi ihtilaflardan doğan davalara bakma görevi de aynı Yasa’nın 73. maddesine göre tüketici mahkemelerine verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı gerçek kişi olup şahsına ait konutta davalının üstlendiği lamine parke zemin kaplama iş ve imalâtının yapılmadığı ileri sürülerek ödenen bedelin iadesi için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli istenilmektedir. Davalının savunmasında bildirdiği ve davacının ortağı olan şirket davalı taraf olarak yer almamaktadır. Davalının savunmasına itibar edilmesi yani akdi ilişkinin davacı gerçek kişi ve onun şahsi konutu ile ilgili davacı değil dava dışı şirketle kurulduğunun kabulü halinde davacıların taraf sıfatının bulunmadığının kabulü gerekecektir. Davacının iddiasına göre davacı tüketici, davalı sağlayıcı, taraflar arasında tüketici işlemi olarak nitelendirilen eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu iddia edildiğinden dava tarihi itibariyle davaya bakma görevi tüketici mahkemesine ait olup dava dışı şirket taraf olmadığından ticaret mahkemesi davaya bakmakla görevli değildir. Yerel mahkemenin Daremizin bozma ilamından sonra yaptığı defter incelemesi sonucundaki tespiti az yukarıda belirtildiği gibi taraf sıfatının değerlendirilmesi için dikkate alınabilir ise de davaya bakmaya ticaret mahkemesinin görevi olduğunun kabulü için yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece işin esasının incelenip gerekirse taraf delilleri toplanıp, davalının taraf sıfatına yönelik itirazı da değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddi ve bozmaya karşı yeni hüküm niteliğinde direnme kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 19.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.