YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5926
KARAR NO : 2013/9484
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2011 gün ve 2010/60-2011/78 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.12.2012 gün ve 2011/14021-2012/20254 sayılı kararı aleyhinde davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticari hayatına 2008 yılında başladığını ve “YEDİBEY” ibaresini marka olarak kullandığını, başlangıçta davalılardan …’ın şirket ortağı, …, …, … ve …’ın ise şirkette sigortalı işçi konumunda olduklarını, zaman içinde ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle davalı …’ın hisselerini devretmek suretiyle şirketten ayrıldığını, daha sonra davalıların TPE’ye başvuruda bulunarak müvekkili tarafından kullanılan “YEDİBEY” ibaresini marka olarak kendi adlarına tescil ettirdiklerini, davalıların marka üzerinde hiçbir şekilde hak sahibi olmadıklarını, haksız yarar sağlama amacında olduklarını ve kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunduklarını, müvekkilinin “YEDİBEY” ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanımı ve ticaret ünvanı nedeniyle hak sahibi olduğunu ileri sürerek davalılar adına kayıtlı 2008/53729 kod numaralı “YEDİBEY” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … vekili, davacı şirket ortağı Murat Akkaya’nın sözlü olarak izin vermesi üzerine marka başvurusunda bulunduklarını “YEDİBEY” markası üzerinde davacının herhangi bir hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıların davacı şirketten ayrılma sürecinde şirketin fiilen kullanmaya başladığı “Yedibey” ibaresini şirket faaliyet alanı ve ticaret konusu olan aynı emtialarda kullanmak üzere marka olarak tescil ettirmeleri girişiminin iyi niyetli bir marka başvurusu olarak değerlendirilemeyeceği ve davacının tüm Türkiye’de korunan ticaret unvanının ayırtedici ilavesi ile iltibasa neden olacağı gerekçesiyle KHK’nın 8/5 hükmü
uyarınca 2008/53729 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar dair verilen kararın davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 10.12.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı … vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı …’dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.