YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10868
KARAR NO : 2013/9975
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/11/2011 tarih ve 2009/55-2011/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait tescilli markanın davalılar tarafından internet alan adı olarak www.wowturizm.com şeklinde kullanıldığını, müvekkili ile davalıların hizmet sektörünün aynı olduğunu ileri sürerek, davalıların internette kullanmakta olduğu “wow” isim ve ibaresinin kullanarak yaptıkları ilan, reklam ve duyurular ile internet alan adının kullanımının durdurulmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili, davacının otelcilik faaliyetinde bulunduğunu, müvekkilinin ise otel odası ve seyahat paketleri pazarlayan bir şirket olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuş, karşılık davası ile “wow” ibaresini ilk kullananın müvekkili olduğunu ileri sürerek, davacı karşı davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin … ibaresini işletme adı olarak kullandığı ve haliyle iki numaralı davalının davalı sıfatının bulunmadığı, davalının Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği üyelik belgesinin 10/02/1998 tarihinde tanzim edildiği, söz konusu belgede “wow” ibaresinin kullanıldığı, 31/10/1998 tarihli ticaret sicil gazetesinde de davalının “… Seyahat Acentesi” adı altında faaliyet gösterdiğinin belirtildiği, bu haliyle davaya konu ibareyi ilk kullananın davalı şirket olduğunu kabulünün gerektiği, davalının bu ibareyi markasal olarak kullanması sebebiyle önce ihdas eden konumunda olduğu ve bu haliyle internet alan adı olarak kullanmasına engel olunamayacağı, davacı karşı davalının “wow” harflerini kırmızı renkte ve harf karakterlerini değişik yazmak suretiyle özel bir grafik kullanarak 1999 yılından bu yana markasal olarak kullanıp bir ayrıcalık ve tanınmışlık kazandırdığı ve marka olarak tescil ettirdiği, ayrıca tarafların iştigal alanı ile davacı markasının emtia grubunun da çakışmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşılık davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen …’in tüzel kişiliğinin ve dolayısıyla taraf sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, kararda davalı olarak gösterilmesi mümkün olmayıp, bu kısmın mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına ve davalı … Limitet Şirketinin de “wow” ibaresi üzerinde iştigal alanı ile ilgili olarak 1998 yılından itibaren üstün hak sahibi olması sebebiyle bu ibarenin davalı tarafından alan adı olarak kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dosya içeriğinde mevcut davalı şirket tarafından kullanıldığı anlaşılan internet sitesi çıktılarında davacıya ait marka aynen kullanılmak suretiyle davacının marka hakkının ihlal edildiği göz önüne alınmaksızın yazılı gerekçe ile bu talebe yönelik olarak da asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı vekilinin temyiz itirazların kabulüyle hükmün davacı karşı davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.