Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/3020 E. 2019/12256 K. 28.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3020
KARAR NO : 2019/12256
KARAR TARİHİ : 28.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi süresi içinde duruşmalı olarak davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili asıl davada; davalı işçinin müvekkili şirkette çalışmakta iken 30.11.2011 tarihinde idari işler müdürünün yokluğunda odasına izinsiz olarak girerek, önceki tarihli bir istifa dilekçesini masasına bıraktığını, bu hususun güvenlik kamera kayıtları ve tutanaklar ile kayıt altına alındığını, davalı işçinin kastının 30.11.2011 tarihinde fiilen işi bırakarak istifa ettiği halde, feshi işverenine 15 gün önce ihbar ettiği izlenimi yaratarak ihbar tazminatı yükümlülüğünden kurtulmak olduğunu, şirket yetkililerinin olayın anlaşılması üzerine işyerini terk etmiş bulunan davalı işçinin çalışma odasında ve bilgisayarında inceleme yaptırdıklarını, yapılan inceleme sonucunda; kendisine tahsis edilen bilgisayardan görevli bulunduğu inşaat dergisine ait bütün müşteri portföyü bilgilerini kopyaladığını ve tahsis edilen bilgisayardan bu verileri sildiğinin tespit edildiğini, şirketin zarara uğradığını ileri sürerek; ihbar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı-Karşı Davacı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili birleşen davada; müvekkilinin davacı şirkette reklam koordinatörü olarak çalıştığını, bu görevi ifa ederken üstüne proje koordinatörü sıfatıyla birinin getirileceğini öğrendiğini, bu duruma karşı çıktığını, bunun işveren ile kurulan ve yıllardır süren iş anlaşmasına aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, davalı işçinin planlama toplantılarına olduğu kadar diğer toplantılara da alınmayarak dışlandığını, bu aşamadan sonra toplantılara alınmadığını, ayrılmak istediğini belirtince de onsuz işlerin yürümeyeceğinin ifade edilerek ayrılma isteğinin geri çevrildiğini, işyerinde yıllardır gerek davalı işçinin gerek çalışan bir kısım kişilerin ücretlerinin düşük olarak gösterildiğini, ücretin bir kısmının elden verildiğini, bir kısmının da banka hesabına yatırıldığını, bilahare müvekkilinin aldığı ücretin de hiçbir neden olmaksızın düşürüldüğünü, fazla mesailerinin ödenmediğini, tüm bu olanlar neticesinde işyerinde artık huzurlu çalışma şartları tamamen ortadan kalktığı için davalı işçinin istifa ettiğini bildirdiğini, işverenin bunu kaale almaması üzerine bu isteğini son olarak 16.11.2011 tarihinde yazılı olarak işverene bildirmek istediğini, ancak dilekçesinin alınmadığını, davalı işçinin kendine düşen yasal ihbar süresi içerisinde de çalışarak işyerinden ay sonunda ayrıldığını, bu nedenle iş sözleşmesinin fesih tarihinin, 30.11.2011 olmayıp, 16.11.2011 tarihi olduğunu, davalı işçinin İnşaat Dergisi’ne ait bütün müşteri portföyü bilgilerini kopyaladığı, şirketçe kendisine tahsil edilen bilgisayardan bu verileri sildiği, görevi gereği müşterilere gönderilen teklifleri silerek derginin reklam sözleşmelerinin yenilenmesine engel olduğu ve şirketin zararına neden olduğu hususlarının da gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek; asıl davanın reddi ile kıdem ve ihbar tazminatları ile maaş alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücretlerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde, davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Somut uyuşmazlıkta, mahkemece; davalı-karşı davacı işçinin istifasının haklı nedene dayandığı kabul edilerek, işverenin asıl davadaki ihbar tazminatı talebinin reddi ile işçisinin birleşen davadaki kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Tanık beyanları, ceza dosyasındaki bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; davacının 16.11.2011 tarihli istifa dilekçesini 30.11.2011 tarihinde mesai sonrası işyerine gelerek işverenin haberi olmaksızın bıraktığı, istifa dilekçesinde haklı bir nedene de dayanmadığı dikkate alındığında, davalı-karşı davacı işçinin kıdem tazminatı talebinin reddi ile davacı-karşı davalı işverenin ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
Kabule göre de, davalı-karşı davacı işçi lehine kıdem tazminatına hükmedilirken istifa tarihindeki kıdem tazminatı tavanının gözetilmemesi de hatalıdır.
3- Davalı-karşı davacı işçi birleşen davada; çalışma süresi boyunca sadece 2009 ve 2010 yılında izin kullandığını belirterek, yıllık izin ücreti alacağı talebinde bulunmuştur.
Hükme esas bilirkişi raporunda; HMK’nun 26. maddesine aykırı olarak ve talep aşılarak tüm çalışma süresine göre yıllık izin ücreti alacağının hesaplandığı, ayrıca net miktar tespit edilirken SGK kesintilerinin de uygulanmadığı anlaşılmıştır.
Karar, bu yönü ile de hatalıdır.
4- Birleşen dava kısmi dava olarak açılmış olup, işveren vekilince ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğunun dikkate alınmaması da isabetsizdir.
5- Davalı-karşı davacı işçi , fazla mesai yaptığını ve ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, alacak talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, haftalık 5,5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek alacak hüküm altına alınmıştır.
Birleşen dosya dava dilekçesinde açıkça işçinin cumartesi günleri 10.00-16.00 saatleri arasında çalıştığı belirtilmiştir. Tanık beyanlarından ise davalı-karşı davacı işçinin hafta içi 5 gün 09.00-18.30 saatleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Buna göre ara dinlenme sürelerinin düşümü ile işçinin haftalık 3 saat fazla mesai yaptığının kabulü gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
6-Kabule göre de, davacı-karşı davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.