YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5608
KARAR NO : 2013/9249
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.09.2011 gün ve 2008/168-2011/337 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.12.2012 gün ve 2011/13630-2012/20466 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı …’in asıl borçlu sıfatıyla, dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. ve davalı …’un ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla müvekkil bankayla genel ticari kredi sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında 30.000 TL meblağlı kredi kullandıklarını, noter kanalıyla gönderdikleri ihtarnameye rağmen borçluların kredi borcunu ödemediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL’nin kredi tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini, ıslah dilekçesiyle de 42.045,26 TL’nin kredi tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, Erzurum’da galericilik yapan dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti’nden minibüs satın aldığını, bankadan kredi kullanmak için bu şirket çalışanı ile bankaya gittiğini, şirket sahibinin oğlunun banka memuru gibi çalıştığını, kendisine imzayı bu kişinin attırdığını, iki sözleşmeyi alt alta koydurup ayrı ayrı imza attırmış olduğunu, bu şekilde önceden hiç tanımadığı …’e kefil olarak gösterildiğini, işlemin tamamen sahtecilik ve hile ile yapıldığını, bu şekildeki organize işlerle pek çok kişinin mağdur edildiğini, savcılığa şikayette bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.