Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1786 E. 2013/9481 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1786
KARAR NO : 2013/9481
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 gün ve 2004/703-2009/754 sayılı kararı onayan Daire’nin 03/10/2012 gün ve 2012/11922-2012/14886 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankanın … Şubesi’nde hesaplarının bulunduğunu, anılan şubenin kapanması nedeniyle hesapların … Şubesi’ne devredildiğini, hesaplarını kapatmak üzere davalıya müracaat eden müvekkillerinin, 5.000 TL mevduat bulunan bir hesap dışındaki tüm hesaplarının bakiyelerinin “0” olduğunu öğrendiklerini, hesapta bulunan paranın müvekkillerinin talimatı olmaksızın çekildiğini, başka hesaplara aktarıldığını ve repo işlemlerinde kullanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.500 EURO, 1.500 USD ve 1.500 CHF ve 1.500 TL’nin 21.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14.02.2007 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, davacı … için 105.099,70 TL, 12.030,69 Euro, 7.830 CHF’nin, davacı … İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. için 11.329,23 TL’nin ve diğer davacı için 51.000 USD’nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın çalışanlarına havale yoluyla gönderilen paradan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacıların hesaplarının bulunduğu şube müdürü ile bankacılık işlemleri dışında kişisel para alış verişlerinin bulunduğunu, davacıların, kendi bilgileri dahilinde yapılan işlemlerdeki şekil eksikliğinden yararlanmaya çalıştıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların hesaplarından talimatları dışında para çıkışı olduğu, haksız yapılan işlemlerin tespit edilerek ödenmesinin talep edildiği 21.05.2003 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 03.10.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.