Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/2460 E. 2019/8315 K. 07.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2460
KARAR NO : 2019/8315
KARAR TARİHİ : 07.05.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında 29/03/2012 tarihli hakaret ve tehdit suçları ile 27/04/2012 tarihli tehdit suçundan dava açılmasına karşın, hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı içerisinde bu suçlar açısından bir karar verilebileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
A) Sanığın 30/03/2012 tarihli hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık … ve katılan … vekilinin TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B) Diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında 27/04/2012 tarihli hakaret suçundan verilen beraat hükmü yönünden;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılanlar …, … ve … vekillerinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanık hakkında 30/03/2012 tarihli kasten yaralama suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükme yönelik;
Sanığın eylemi 5237 sayılı TCK’nın 25/1. maddesi gereğince meşru savunma sınırları içinde kaldığından, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-d maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar …, …, … vekillerinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasına, sanığın eylemi meşru savunma kapsamında kaldığından CMK’nın 223/2 (d) maddesi uyarınca “beraatine” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA,
3) Sanık hakkında 30/03/2012 tarihinde gerçekleştirilen tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile 29/03/2012 tarihinde kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmünün temyizine gelince,
5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi gereğince hükmün konusu, iddianamede gösterilen eylem olduğundan iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda, iddianamenin anlatım kısmında sanığın 30/03/2012 tarihinde katılanları tehdit ettiğine ve 29/03/2012 tarihinde kasten yaraladığına dair herhangi bir eylemin açıklanmadığı gözetilmeden, “Fail ve Fiilde Bağlılık Kural”na aykırı olarak uygulama yapılmak suretiyle iddianamede tanımlanmayan ve açıklanmayan eylemlerden hükümler kurulmak suretiyle CMK’nın 225. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve katılanlar …, …, … vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.