Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/4089 E. 2019/2384 K. 20.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4089
KARAR NO : 2019/2384
KARAR TARİHİ : 20.05.2019

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve işlemiş faiz için giriştiği takibe davalının itirazı üzerine vaki itirazın iptâli, reeskont faizi ile takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı ile kanuni ipotek tesisi istemlerine, birleşen dava sözleşmesinin haksız olarak feshi sebebiyle, uğranılan zarar ve kar kaybı istemine ilişkin olup mahkemece asıl davada kanuni ipotek tesisi talebi dışında davanın kabulüne, birleşen davanın ise ıslah dilekçesi gözetilerek reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacı yüklenici davalı iş sahibidir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili birleşen davada, müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasında imzalanan 07.08.2002 tarihli inşaat yapım sözleşmesi gereğince kooperatife ait konut inşaatlarının yapımını üstlenen müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak taahhütlerini yerine getirdiğini, ancak davalı kooperatifin sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, müvekkili şirketin uğradığı zarar ve kar kaybı karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilince 23.02.2017 tarih 12669 nolu sayman mutemedi alındısı ile 8.425,16 TL ıslah harcı yatırılarak davadaki talepleri 493.348,03 TL’ye yükseltilmiştir. Mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmiş hükmün “Asıl davada” başlıklı 4. fıkrasında; “Alınması gereken 11.509,01 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan (peşin harç 2.034,90 TL, ıslah harcı 8.425,16 TL) toplam
10.460,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.048,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, hükmün 6. fıkrasında; “Davacı tarafından yargılama aşamasında sarf edilen başvuru harcı 25,20 TL, peşin ve ıslah harcı toplamı olan harç 10.460,06 TL, 17 adet tebligat gönderi gideri 158,00 TL, müzekkere gönderi gideri 33,10 TL, bilirkişi ücreti 800,00 TL olmak üzere olmak üzere toplam 11.476,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” hükmün “Birleşen dava” başlıklı 2. fıkrasında; “Peşin olarak alınan 170,80 TL harçtan alınması gereken 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 134,90 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,” denilmiş ise de; davacı tarafından yatırılan 8.425,16 TL ıslah harcının iadesine karar verilmemiştir. Dava reddedildiğine göre bu miktar harcın da davacıya iadesi zorunludur. Hükmün 6 fıkrasında ıslah harcı da dahil edilerek toplam 11.476,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması da hatalı olmuştur. açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. Ne var ki, düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile gerekçeli kararın “Asıl davada” başlıklı hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak, yerine 4. bent olarak “Alınması gereken 2.877,25 TL asıl dava harcı ve 170,80 TL birleşen dava harcı toplamı 3.048,05 TL den, alınan 2.205,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 842,35 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına” kelimelerinin yazılmasına, yine “Asıl davada” başlıklı hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yargılama aşamasında sarf edilen asıl dava başvuru harcı 25,20 TL, asıl dava peşin harç 2.034,90 TL, 17 adet tebligat gönderi gideri 158,00 TL, müzekkere gönderi gideri 33,10 TL, bilirkişi ücreti 800,00 TL olmak üzere olmak üzere toplam 3.051,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” “Birleşen davada” başlıklı hüküm fıkrasının 2. numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Peşin olarak alınan 170,80 TL harçtan alınması gereken 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 134,90 TL harç ile 8.425,16 TL ıslah harcının da talebi halinde davacıya iadesine” yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacısından alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacısına iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.