Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/11605 E. 2019/5798 K. 12.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11605
KARAR NO : 2019/5798
KARAR TARİHİ : 12.06.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkiline ait işyerinde haciz yapıldığını, işyerinin borçlular ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, dava dışı …’ın haciz yapılan mahaldeki işyerini kapatmasından sonra bir kısım malların …’dan satın alındığını açıklayarak, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı, duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, haciz yapılan adresin borçlu şirket ile bir ilgisinin bulunmadığı, davacı şirketin haciz yapılan iş yerini …’dan devir aldığı, davalı alacaklı tarafından menkullerin borçluya ait olduğuna dair bir delil ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Davaya konu haciz borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış ise de; haciz sırasında çalışanlar haciz yapılan işyerinin öncesinde borçluya ait olduğunu, borçludan devralındığını beyan etmesine karşın, davacı haciz yapılan işyerinin davadışı … tarafından boşaltıldığını beyan ederek bir kısım mahcuzların …’dan satın alındığına ilişkin 20.11.2009 tarihli fatura sunmuştur. Ne var ki; Dairemizin emsal nitelikteki 2015/6465 Esas, 2017/10086 Karar sayılı ilamına konu … İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/353 Esas, 2014/220 Karar sayılı dava dosyası içerisinde yer alan SGK kayıtlarına göre, … borçlu şirketin eski çalışanı olup, 31.12.2009 tarihinde işten ayrıldığı görülmüştür. Yine anılan dosyaya dayanak yapılan ve eldeki davaya konu hacizle aynı yerde yapılan 9.3.2011 tarihli haciz de; borçlu adına kredi kartı ekstreleri, tediye makbuzları ve telefon faturası bulunmuştur. Öte yandan, borçlu şirket 14.01.2009’da haciz adresi ile aynı yer no:29 da kurulmuş olup, ortaklarının ikamet adresi olarak da eldeki davaya konu haciz adresi (aynı yer no:101) gösterilmiştir. Borçlu şirket, 08.10.2009 tarihinde no:29 dan taşınmış olup, davacı üçüncü kişi şirket ise, ticaret sicil kayıtlarına göre 22.10.2009 tarihinde farklı bir adreste kurulmuş olmakla birlikte, delil olarak sunulan vergi levhasına göre, 07.10.2009 tarihinde no: 29 adresinde şube olarak faaliyete başlamış, 06.11.2009 tarihinde de haciz adresinde şube açmıştır. Ayrıca, no:29 adresinde yer alan işyerinin mülkiyetinin de borçlu adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 12.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.