YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4136
KARAR NO : 2019/4259
KARAR TARİHİ : 13.05.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.07.2013 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, terekeye temsilci atanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabülüne, muris ….’nin terekesine …’ün temsilci tayinine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı …’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Davalı …’nin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacılardan asil … ve asil …, hükmün verilmesinden ve kararı temyizinden sonra 25.03.2019 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Bu nedenle mahkemece verilen kararın davacılardan … ve …’ın davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı kararı)
Bu nedenle davacılardan … ve …’ın davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, feragat nedeniyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.05.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.