Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12764 E. 2013/1160 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12764
KARAR NO : 2013/1160
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait olan aracın, davalı …’in sürücüsü, davalı …’ün işleteni olduğu araç ile çarpışması sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin tahsil edildiğini ancak kaza nedeniyle aracında değer kaybı oluştuğunu ve kaza nedeniyle yaralanan davacıların manevi zarara uğradıklarını belirterek 3.500 TL değer kaybı, davacı … için 7.500 TL, Rüya için 3.500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kazada kusuru bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ise, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi
raporuna göre, 1.500 TL araç değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın, davacı … için 2.500 TL, davacı Rüya için 1.500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Davacıların yaralanmalarının niteliği ile birlikte yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın yüksek olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 6.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.