Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/3408 E. 2019/12897 K. 10.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3408
KARAR NO : 2019/12897
KARAR TARİHİ : 10.06.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 17/10/2003-30/04/2014 tarihleri arasında beyaz peynir imalat ustası olarak, en son net 2.500 TL aylık ücretle, yemek ve servis sosyal yardımlarından faydalanarak çalıştığını ancak aylık ücretin bir kısmının banka kanalıyla, kalan kısmının ise elden ödendiğini, dolayısıyla davalı işverence müvekkilinin sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, müvekkilinin haftanın 6 günü 08:00 ila 18:00 saatleri arasında çalıştığını, müvekkilinin resmi tatillerde ve dini bayramların iki günü haricinde çalıştığını fakat bu çalışmalarının karşılığının davalı işverence ödenmediğini, ayrıca müvekkilinin sadece birkaç aya ilişkin olarak göstermelik denecek kadar bir fazla mesai çalışmasının bordrolara yansıtıldığını, bunların dışında ise tüm çalışma dönemlerine ilişkin fazla mesai ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerini eksik kullandığını bunların ücretlerinin de ödenmediğini, ödenmeyen bu işçilik alacakları nedeniyle müvekkili ile davalı işveren arasında sorun oluştuğu ve böylelikle de davalı tarafından haksız olarak işten çıkartıldığını ve kendisine de herhangi bir ücret ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının haklı bir sebebe dayanmadan istifa ederek işi terk ettiğini, bordrolarda gösterilen aylık ücretle çalıştığını, müvekkili işyerinde 08:00 ila 17:00 saatleri arasında çalışma yapıldığını, fazla çalışma yapıldığı takdirde karşılığı ücretin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, çalıştığı günlerdeki resmi ve bayram tatili ücretlerinin davacıya eksiksiz ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işverenin iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını ödenmeyecek şekilde sona erdiğini ispat edemediği gerekçesi ile toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının ihbar tazminatı almaya hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25’inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17’nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26’ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgeler ve özellikle dava dilekçesindeki açıklamalar ile davacı işçi tarafından davalı işverene verildiği anlaşılan istifa dilekçesi içeriğinden, iş akdinin ödenmemiş bir kısım işçilik alacağı nedeniyle davacı işçi tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. Haklı nedenle dahi olsa iş akdini fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilerek davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulü hatalıdır.
3- Davacı vekilinin kabulünde olduğu üzere davacıya dava tarihinden önce fesihle birlikte işçilik alacaklarına mahsuben 10.000 TL ödeme yapılmış olup, bu miktar hak edilen fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacağının tamamını karşıladığından, bu alacaklar yönünden ret hükmü kurulması gerekirken, infazda tereddüt ve karışıklığa yol açacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4- Davalı tarafından fesihle birlikte davacıya ödendiği anlaşılan 10.000 TL’nin fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına tekabül eden kısmı düşüldükten sonra bakiye kalan ve kıdem tazminatından düşülmesi gereken 1.134,82 TL’nin mahsubu ile kıdem tazminatının 34.814 TL olarak hüküm altına alınıp, bakiye miktarı için ise ret hükmü kurulması gerekirken, yine infazda tereddüt ve karışıklığa yol açacak biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
5- 10.000 TL’lik ödemenin fesihle birlikte ve davadan önce yapıldığı gözetildiğinde, bu ödemeyi dikkate almadan açılan dava ve talepler bakımından, dava tarihinden önceki ödemenin vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından davalı lehine değerlendirilmesi gerektiği yeni hükümde gözden kaçırılmamalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.