Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2018/4231 E. 2019/4287 K. 13.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4231
KARAR NO : 2019/4287
KARAR TARİHİ : 13.05.2019

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2419 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hükmün davalı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 13.03.2012 tarihli 2011/14254 E, 2012/3990 K sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş, bu hüküm tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 25.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı, … (… kızı) vekili 19.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda; 2419 ada 1 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan … isimli şahsın ortaklığın giderilmesi davasında taraf olduğu, ancak yargılama sırasında yapılan tebligatların isim benzerliği olan bir başka …’a tebliğ edildiği ileri sürülmektedir.
Bu durumda mahkemece yargılama sırasında yapılan tebligatların 2419 ada 1 parsel sayılı taşınmazın paydaşı … kızı …’a tebliğ edilip edilmediğinin tapu kayıtları, nüfus kayıtları, adres bilgileri gözetilerek gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle tapu kayıt maliki … kızı … olup olmadığının araştırılması, kayıt maliki … değil isim benzerliği olan ve dava konusu taşınmaz ile mülkiyet ilişkisi bulunmayan … olduğunun anlaşılması halinde ise bu davadaki dilekçe temyiz dilekçesi kabul edilerek, taraf teşkilinin sağlanması, tarafların delillerinin toplanması ondan sonra işin esasına yönelik bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … (… kızı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.