YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3606
KARAR NO : 2019/2607
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.Taraflar arasında imzalanan 03.01.2011 tarihli sözleşme ile davacı … İlçesi, …-…-…-… Yolu ve …Köyü Yolu Üst Yapım işini üstlenmiş olup, davacı bu sözleşmenin yüklenicisi, davalı ise iş sahibi konumundadır. Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; davalı iş sahibinin 29.03.2013 tarihli yazısı ile eksik işlerin tamamlama bedelinin 298.335,03 TL olduğunu belirttiğini, ancak müvekkilinin işi tamamladığını ve bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, müvekkili şirketin davalı iş sahibine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili davanın reddini savunmuş, … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/295 Esas ve 2013/242 Karar sayılı dava dosyasında ise davacı yüklenici vekili işi tamamladığı halde bakiye iş bedelinin ödenmediğini ve zarara uğradığını ileri sürerek, 637.529,57 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/295 Esas ve 2013/242 Karar sayılı dava dosyası eldeki dava dosyası ile birleştirilmiş, yapılan yargılama sonucunda 24.03.2017 tarihli son duruşmada birleşen dava dosyası bakımından ayırma kararı verilerek dosya mahkemenin 2017/569 Esasına kaydedilmiş, asıl davanın reddine karar verilmiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 166/1. maddesi uyarınca kural olarak aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı 2. davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirme 2. davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. 1. davanın açıldığı mahkeme talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. HMK’nın 166/4. maddesine göre davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı varsayılır. Dava konusu somut olayda, her iki davanın tarafları ve konusu aynı olup, uyuşmazlığın aynı sözleşmeden kaynaklandığı, davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceğinden, iki davanın birlikte görülmesinde gerek usûl ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır. İşbu nedenle mahkemece, eldeki dava ile birleştirilen … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/295 Esas ve 2013/242 Karar sayılı dava dosyasının incelenerek her iki dosyanın birlikte görülmesi gerekirken, son duruşmada ve nihai hüküm ile birlikte gerekçesi de gösterilmeden ayırma kararı verilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; söz konusu dava dosyası derdest ise eldeki dava ile birleştirmek, sonuçlanmış ve kesinleşmiş ise kesinleşen olgular dikkate alınarak davayı sonuçlandırmak olmalıdır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 37,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 37,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 29.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.