Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2019/4272 E. 2019/12297 K. 24.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4272
KARAR NO : 2019/12297
KARAR TARİHİ : 24.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyasi emsal olarak incelenen emsalin satış tarihi 19/12/2014 tarihli olup, dava tarihi 04/12/2014’tür. Buna göre dava tarihinden sonraki emsal satışa dayanan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın metrekare birim bedeli bozma öncesinde 350 TL, bozma sonrası alınan ilk bilirkişi raporunda 596,35 TL, hükme esas 2. bilirkişi raporunda ise aynı emsal kullanılarak 517,32 TL olarak belirlendiğinden, raporlar inandırıcı görülmemiştir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu … ilçesi … Mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Bozma öncesinde tespit edilen bedel ile acele kamulaştırma bedeli farkına ilk karar tarihine kadar, bozma sonrası tespit edilen fark bedele ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.