Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/4139 E. 2019/3237 K. 10.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4139
KARAR NO : 2019/3237
KARAR TARİHİ : 10.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 30/04/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/01/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava tarihi 30/04/2010 olmasına rağmen, karar başlığında 15/12/2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
1-Davalının temyiz itirazları yönünden; dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan yersiz ödemelerin tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekili, ilgili yasa kapsamında davalının zarar bildiriminde bulunduğunu ve kendisine beyanı üzerine ödemeler yapıldığını ancak gelen ihbar üzerine yapılan incelemede davalının gerçekte olmayan zarar beyanına dayalı olarak devletten tazminat aldığını iddia ederek, haksız ve yersiz yapılan ödemenin davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında tazminatın ödenmesinde iki taraflı yükümlülük doğuran bir belge olan sulhname imzaladıklarını, davacı kurumun sulhnameye aykırı olarak hareket ettiğini, 1993 yılında terör ve terörden doğan nedenlerle mülkiyetini terk etmek zorunda kaldığını, zarara uğradığını, haksız yere tazminat almadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, verilen ilk karar Dairemizin, 14/09/2015 gün, 2014/8291 esas ve 2015/9747 karar sayılı ilamı ile araştırmaya yönelik olarak bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yeniden alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile hesaplanan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hukuki açıdan faiz; para alacaklısına, parasından yoksun kaldığı süre için ödenmesi gereken karşılık ve tazminattır. Somut davada, davacı idare, davalıya hatalı yapılan ödeme tarihinde zarara uğramıştır, faiz başlangıcı da davalıya yapılan ödeme tarihi olmalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı vekilinin de dava dilekçesinde, tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunduğu anlaşılmakta olup davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğine ve istem de bu şekilde olduğuna göre bu paraya ödeme günüden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemece, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesine dair verilen karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle hüküm fıkrası 1. bendinde yer alan “Davanın KABULÜ ile, 9.332,12 TL nin dava tarihi olan 30/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” dair olan söz dizisinden ” dava tarihi olan 30/04/2010 tarihinden” şeklindeki rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine ” ödeme tarihinden” itibaren sözcüklerinin yazılmasına, davalının temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davalıya yükletilmesine 10/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.