Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2650 E. 2013/9519 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2650
KARAR NO : 2013/9519
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2012/305-2012/133 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 2010 ve 2011 yıllarında davalı kuruma bağlı binaların güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla sözleşmeler yapıldığını, davalının 2010 yılı Mart ayından 2011 yılı Şubat ayına kadar 5510 sayılı Kanun kapsamında müvekkili şirketin hak edişlerinden 23.000,00 TL kesinti yaptığını, davalının yaptığı kesintilerin kanuna aykırı olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 81/ı bendi ile sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla bu vasıfları haiz işverenlerin sigorta prim oranının % 5’lik kısmının Hazine tarafından karşılanmasının düzenlendiğini, bu indirimden sadece özel sektör işverenlerinin yararlanacağını, davalının müvekkiline sağlanan bu Hazine yardımını haksız bir şekilde tahsil etmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin hak edişinden davalı Kurum tarafından kesilen 23.000 TL’nin son kesintinin yapıldığı tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihaleli işlerde çalıştırılan işçiler ile ilgili Hazine yardımı uygulamasından davacı şirketin yararlanamayacağını, söz konusu prim tutarlarının davacı tarafından faturalara ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin kendileri tarafından yansıtılarak indirildiğini, Hazine tarafından karşılanan prim tutarına ilişkin yapılması zorunlu indirim tutarının müvekkili şirket tarafından mevzuat gereğince hukuka uygun olarak kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu Hazine katkısında dolayı hak edişlerinden kesilen 23.253,23 TL davalıdan alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 23.000,00 TL’nin en son kesintinin yapıldığı tarih olan 08.04.2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.300,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.