YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3359
KARAR NO : 2019/12888
KARAR TARİHİ : 10.06.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 16/03/2010-26/04/2013 tarihleri arasında makine operatörü olarak, en son 1.147 TL aylık ücretle çalıştığını, müvekkilinin 03/06/2012 tarihinde geçirdiği iş kazası ile sağ el üç parmağının koptuğunu, teftiş raporunda davalı işverenliğin kazanın meydana gelmesinde %90 oranında kusurlu bulunduğunu, uzuv kaybı nedeniyle makine operatörü olarak çalışmasının mümkün olmaması nedeniyle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini ancak davalının müvekkilinin almaya hak kazandığı tazminat ve bir kısım işçilik alacaklarını noter kanalıyla yapılan ihtara rağmen ödemediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde kornet makinesini operatörü olarak görevlendirildiğini ancak herhangi bir talimat verilmemesine rağmen 03/06/2012 tarihinde punching makinesinin tamirini yapmak isterken sağ el parmaklarından üçünü makineye kaptırarak iş kazası geçirdiğini, davacıya kaza sonrasında daha rahat çalışabileceği bir bölümde çalışabileceği noter kanalıyla bildirilmesine rağmen davacının rapor bitimi tarihi olan 06/05/2013 tarihinde işe dönmediğini, bu nedenle iş akdinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, talep edilen tüm alacakların zamanında ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu ancak davacının feshi haklı sebeple olsa dahi ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesi ile toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil alacak taleplerinin reddine, fazla mesai talebinin kısmen kabulüne ve kıdem tazminatı ile yıllık izin taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında fazla mesai ücreti alacağının hesabı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya arasında bulunan fazla mesai tahakkuklarının bulunduğu bir kısım bordronun imzalı ve bir kısmının ise imzasız olduğu ve hükme esas bilirkişi raporunda, dosyaya sunulan imzalı ve imzasız bordrolardaki fazla mesai tahakkuklarının fazla mesai hesabından mahsup edilerek sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca, dosyada mevcut imzalı bordrolarda tahakkuk bulunan ayların fazla çalışma hesabında dışlanması gerekirken, ödenen miktarların mahsubu yoluna gidilmesi hatalıdır.
3- Dava belirsiz alacağın bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olup, bu dava türünde faiz başlangıcına ilişkin Dairemiz uygulaması aynen kısmi davada olduğu gibi dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, talep artırımı (ıslah) ile artırılan miktar bakımından ise talep artırımı (ıslah) tarihinden itibaren faiz yürütülmesi şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde talep ettiği her bir kalem için ayrıştırma yapmaksızın toplam 1.000,00 TL. alacak talep etmiştir. Bu durumda, talep edilen 1.000 TL miktarı tüm alacak kalemleri için eşit oranda paylaştırıp, kıdem tazminatı dışındaki kabule konu talepler bakımından dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, talep artırımı (ıslah) ile artırılan miktar bakımından ise talep artırımı (ıslah) tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.