YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15284
KARAR NO : 2013/13897
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı ve davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Damla İlter gelmiş, diğer davalılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine dayanarak cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki istasyonlu bayilik sözleşmesinin 27.1. maddesi ve 28.06.2007 tarihli sözleşmesinin 14. maddesi ile kararlaştırılan cezai şart alacaklarını talep etmesinin yasa ve sözleşme hükümlerine uygun bulunduğu, TTK’nun 24. maddesinin tacir olan kimseye cezai şartın tenkisini talep etme hakkı vermemekte ise de, cezai şartın bu kimsenin ekonomik mahvına sebep olacak kadar yüksek olmasının BK’nun 19 ve 20. maddeleri çerçevesinde ahlaka aykırı sayılmakta olup, BK 20/2 maddesi gereğince yüksek olan cezai şartın tenkisinin mümkün olduğu, bu itibarla (ve davacının ıslaha konu talebi de göz önüne alınarak) sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şart yönünden ve istasyonlu bayilik sözleşmesinin 27.1. maddesinde yer alan 50.000 USD miktarın cezai şart miktarına da esas alındığı, takdiren bu miktar kadar cezai şart takdiri gerektiği, tonaj ihlali nedeniyle 5.000 USD ve kâr kaybı nedeniyle de 45.589 USD’nin davalılardan tahsili gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan takdiren 50.000 USD, tonaj ihlalinden kaynaklanan 5.000 USD ve kâr kaybından kaynaklanan 45.589 USD olmak üzere toplam 100.589 USD’nin 11.10.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 818 sayılı Borçlar Kanununun 161/3. maddesi “Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir.” hükmünü içermektedir. Mahkemece anılan Yasa hükmü gözetilerek davacı yanın cezai şart taleplerinden tenkis yoluna gidilmiş ise de, bu yönde yapılan araştırma yeterli değildir. Zira, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı yanın sadece vergi kayıtları incelenilerek görüş bildirilmiştir. Yapılması gereken iş, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna davalı yanın ticari defterleri üzerinde yeterli inceleme yaptırılıp varılacak uygun sonuca göre bir indirim yapılarak karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.