Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11971 E. 2013/9967 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11971
KARAR NO : 2013/9967
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 tarih ve 2010/280-2012/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin pay çoğunluğunun …’a ait olduğunu, davalı ile …’un evli iken açılan boşanma davası sonunda boşanmalarına karar verildiğini, davalının sadakat ve güven yükümüne aykırı yaşam tarzı sebebiyle kusurlu olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiğini, bu haliyle davalının şirket ortağı olmasında pek çok sakıncanın bulunduğunu, nitekim davalının yapılan çağrılara rağmen ortaklar kurulu toplantılarına katılmadığını ileri sürerek, davalının müvekkili şirketin ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin evli değilken davacı şirkete ortak olduğunu, müvekkilinin toplantı ve karar mekanizmalarına çağrılmadığını, ilk defa ortaklar kurulu toplantı davetiyesi adı altında mektup gönderildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortakları arasındaki anlaşmazlığa davalının ortaklar kurulu toplantısına davet edilmemesi ve ortaklar kurulunda alınan kararların altına davalının katılmamış olmasına rağmen katılmış olduğu gösterilerek imzasının taklit edilmesi sebebiyle davacı şirket temsilcisinin sebebiyet verdiği, eşler arasındaki evlilik birliğinin bitmiş olması ve boşanmanın şirket ortaklığından çıkarılmaya gerekçe olamayacağı, hakkaniyete aykırı işlemlerin bizzat şirket temsilcisi tarafından yapılmış olması göz önüne alındığında davacı tarafın iyi niyetle hareket etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.