Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6629 E. 2013/10096 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6629
KARAR NO : 2013/10096
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.11.2011 gün ve 2011/95-2011/385 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.01.2013 gün ve 2012/815-2013/592 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “GOFREDO” ibaresini 05., 29., 30. ve 32. emtia sınıfında marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin “GOFRETTO” ibareli markalarını dayanak göstererek yaptığı itirazın davalı TPE tarafından kabul edildiğini ve başvurunun nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin daha önce tescilli “GOFREDİ” ve “GOFRETİ” ibareli markaları olup, bu ibare üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, markanın tescilden önce kullanımla ayırt edicilik kazandığını, ayrıca müvekkilinin markalarını revize etme hakkı olduğunu, markaları benzeştirme amacı bulunmadığını ileri sürerek, 2011-M-307 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı başvurusunun müvekkiline ait markalarla benzer olması nedeniyle başvurunun reddinin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı başvurusuna konu marka ile davalı marka ve işaretlerinin benzer olduğu, davacı başvurusunun kapsamı ile davalı markalarında yer alan ürünler arasında ayniyet/benzerlik bulunduğu, benzer markaların benzer mal ve hizmetlerde piyasaya arzının iltibas tehlikesini de beraberinde getireceğinden markalar arasında başvuru kapsamının tamamı yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali (iltibas tehlikesi) bulunduğu, marka başvuru tarihi itibariyle markanın kullanımla ayırt edicilik sağladığı iddiasının dinlenmesinin mümkün görülmediği, başvurusu yapılan yeni tarihli markanın eski markaların esas unsurunun farklılaştırılması suretiyle oluşturulması ve bunun sonucunda başkası adına tescilli markalar ile benzerlik arz etmesi nedeniyle önceki markaların devamı niteliğinde seri marka olarak kabul edilemeyeceği, bu hal nazara alındığında davacının eski tarihli markalarına dayanmak suretiyle müktesep hakkının bulunduğunun da söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.01.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.