YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5675
KARAR NO : 2013/6121
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü’nün 2009/7673 sayılı Takip dosyasından yazılan talimat uyarınca, Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü’nün 2009/7831 sayılı Talimat dosyasında yapılan 18.11.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, haczin yapıldığı alanın borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haciz adresinde bir başka takip dosyasında yapılan hacizde borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunduğunu ve hacze itiraz etmediğini, istihkak iddiasının muvazaalı olarak ileri sürüldüğünü, davacının sunduğu kira sözleşmesindeki kira bedelinin rayiçlere göre çok düşük olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde, ancak üçüncü kişi şirketin borçludan bağımsız kiracı olarak faaliyet gösterdiği bölümde yapıldığı, ispat yükünün alacaklı tarafa düştüğü, ancak davalının mülkiyet karinesinin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının haciz adresi ile ilgili sunduğu belgelerin ve faturaların takip tarihinden sonra düzenlendiği ve hacizde mahcuzların ayırt edici özellikleri belirlenmediğinden faturalarla karşılaştırılmasının mümkün olmadığı yönünde açıklamalar yer alsa da bunların tek başına
karineyi çürütecek mahiyette olmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun ticaret sicil kaydında geçen adresinde yapılmıştır.
İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, adi nitelikteki kira sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları, vb. delillerin yanı sıra borcun doğumundan sonra kendisinin düzenlediği sevk irsaliyelerine dayanmaktadır.
Sunulan delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığının kabulü ile davanın reddi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 2.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.