YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6884
KARAR NO : 2019/10149
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat, davanın reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmü yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik, katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan davanın reddine dair hüküm ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan beraat hükmünün temyizine gelince;
1-Sanık hakkında hakaret suçu yönünden ;
a-)Katılanın aşamalarda, sanığın kendisine basın ve yayın yoluyla hakaret etmesi nedeniyle daha önce hakkında şikayette bulunduğunu ve sanığın önceki şikayet tarihinden sonra da aynı içerikteki yazıları başkaca sitelerde yeniden yayınladığını belirtmesi karşısında, bu hususta bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılarak sanığın önceki suça konu eylemleri gerçekleştirdiği internet siteleri, site uzantıları ve yayın tarihleri ile sonraki eylemlerini gerçekleştirdiği yayın tarihleri ve site uzantılarının karşılaştırılması, yayın tarihleri ile site uzantılarının farklı olduğunun tespiti halinde ise; sanığın eyleminin önceki suçun devamı niteliğinde mi yoksa yeni bir suç niteliğinde mi olduğu araştırılıp tartışıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
b-)Kabule göre de;
Hükümden önce 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 1-b madde ve fıkrası uyarınca basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen suçlar bakımından “kovuşturmanın ertelenmesi” kurumunun getirilmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden;
Katılanın aşamalarda sanığın kendisini birden çok defa arayıp rahatsız ettiğini beyan etmesi karşısında HTS kayıtları getirtilip incelenerek sanığın katılanı kaç kez aradığının, mesaj attığının ve ısrar unsurunun oluşup oluşmadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3-Her iki suç yönünden de;
Sanığın savcılık aşamasındaki beyanında “Bipolar Affektif Bozukluk” tanısı ile tedavi gördüğünü belirtilmesi karşısında; suç tarihi itibariyle TCK’nın 32. maddesi gereğince “akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” hususlarının sağlık kurulu raporu ile belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.