Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2375 E. 2013/2274 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2375
KARAR NO : 2013/2274
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacılar vekili, davalıların maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıların oğlu ve kardeşleri olan … ya çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek davacı baba Kenan için 400 TL maddi ve 40.000 TL manevi, davacı anne Zennure için 400 TL maddi ve 40.000 TL manevi, davacı kardeş Okan için 90 TL maddi ve 9.000 TL manevi, davacı kardeş Hakan için 90 TL maddi ve 9.000 TL manevi davacı kardeş Ayşegül için 20 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26/05/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı … için maddi tazminat taleplerini 6.274,17 TL’ye, davacı … için maddi tazminat taleplerini 5.620,08 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacılara 15.363,00 TL ödendiğini ve ibraname alındığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, maddi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davacı … için 2.513,15 TL, davacı … için 2.022,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi için 27/04/2009 tarihinde, diğer davalı için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar Okan, Hakan ve Ayşegül’ün destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, davacı … ve Zennure için 20.000’er TL manevi tazminat, davacı Hakan ve Okan için 5.000’er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsiline, davacı …’ün manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan 28/04/2010 tarihli aktüer bilirkişi raporuyla davacılar Kenan ve Zennure’nin destekten yoksun kalma zararları belirlenmiştir. Mahkeme, davacılar murisinin kazanın meydana gelmesinde 2/8 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek aktüer bilirkişi raporunda davacılar Kenan ve Zennure için belirlenen destekten yoksun kalma zararından murisin kusuru oranında indirime gitmişse de yapılan hesaplama hatalı olmuştur. Şöyleki, öncelikle davacıların destekten yoksun kalma zararından yetiştirme giderlerinin mahsup edilmesi ve bu şekilde gerçek zarar bulunduktan sonra murisin kusuru oranında indirim yapılması ve en son tahsil edilen miktarın mahsup edilmesi gerekirken yetiştirme giderleri mahsup edilmeden önce kusur oranında indirim yapılarak daha sonra yetiştirme giderleri ve tahsil edilen miktarın mahsup edilmesi sonucu davacılar Kenan ve Zennure için eksik tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı …, murisin kardeşi olup olay tarihinde üç yaşındadır. Mahkemece, davacının yaşı nedeniyle manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı yönünden manevi tazminat talebi reddedilmişse de bu karar usul ve yasaya aykırıdır. Davacının küçük yaşta olması, ağabeyini yitirmenin anlamını kavrayamayacak durumda olması dahi tazminat isteminde bulunmasına mani değildir. Çünkü, acı ve üzüntünün ölüm anında ya da sonradan duyulması önemli değildir. Bu itibarla davacı … yararına 818 Borçlar Kanunu’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 25.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.