YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9547
KARAR NO : 2013/9910
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2011/541-2012/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Birim Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş’deki yönetim kurulu üyeliği görevinden istifa ettiğini, yönetim kurulu kararıyla müvekkili yerine dava dışı kişinin yönetim kurulu üyeliğine atanmasına karar verildiğini, istifa ve yönetim kurulu üyeliğine atamaya ilişkin yönetim kurulu kararının tescil ve ilanı için davalı …’na yaptığı başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, ticaret sicil memurluğu kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliğinin boşalması halinde, yapılacak ilk genel kurulun onayına sunulmak koşulu ile boşalan üyelik için yönetim kurulu üyesi atanabileceği düzenlenmiş olup, davacının tescilini talep ettiği karara katılan 4 kişilik yönetim kurulunun, başkan dışındaki tüm üyelerinin, yasanın bu hükmü gereğince atandığı, genel kurul onayından geçmediği, bu nedenle davalı kurumun tescil talebini reddetmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.
Anonim şirket yönetim kurulu üyesi istifa yoluyla üyelikten çekilebilir. İstifa, istifa edenin bu yoldaki irade açıklamasının ortaklığa ulaşması ile sonuç doğuran tek taraflı bozucu ve yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir. Yönetim kurulu üyesi istifa etmekle yönetim kurulu üyeliği düşer ve ortaklığın, istifayı kabulü de söz konusu değildir. Ancak, istifanın üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için ticaret sicilinde ilan edilmesi gerekir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK’nın şirketin tescil ve ilanı başlıklı 300/8. maddesi gereğince İdare meclisi azalariyle şirketi temsile salahiyetli kimselerin ad ve soyadları, ikametgahları ve tabiyetleri tescile tabi olup, aynı Yasa’nın değişiklikler başlıklı 33. maddesi ise “Tescil edilmiş hususlarda vukubulacak her türlü değişiklikler de tescil olunur.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, davacı, 09.09.2011 tarihli noter ihtarnamesiyle dava dışı Birim Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş’deki yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiş, 26.09.2011 tarih 6 sayılı şirket yönetim kurulu kararıyla da davacının istifası belirtilerek, istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine toplanacak ilk genel kurul toplantısının onayına sunulmak üzere başka bir kişinin atanmasına karar verilmiştir. Davacının, ilgili yönetim kurulu kararının tescil edilmesinde hukuki yararı olduğu hususu ise tartışmasızdır. Bu durumda, mahkemece, TTK’nın 300/8. ve 33/1. maddelerindeki tescilin zorunlu olduğuna dair amir hükümler gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi