Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/8770 E. 2019/4476 K. 03.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8770
KARAR NO : 2019/4476
KARAR TARİHİ : 03.04.2019

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
01/04/2015 tarihli duruşmada beyanları alınan sanığa, 5271 sayılı CMK’nın 191. maddesi gereğince iddianame, iddianame kabul kararı ve ekleri okunduğu anlaşılmakla, tebliğnamenin (3) numaralı görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Olay günü saat 12:55 sıralarında sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, yedi metre genişliğinde, bölünmüş, tek yönlü, iki şeritli, asfalt zeminli yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, ön ilerisinde seyreden ve ışıklı kavşakta seyir yönüne yanan kırmızı ışıkta beklemekte olan sürücü …’nün idaresindeki otomobile arka kısımlarından çarptığı olayda, …’nün aracında yolcu olarak bulunan …’nün, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi tarafından düzenlenen adli doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda, sanığın taksirle yaralama suçu nedeniyle mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, 18/07/2014 tarihinde Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen ve “katılanın vücudunda akut travmatik bir lezyon bulunmadığı” şeklinde görüş bildiren raporun hatalı yorumlanması ile katılanın yaralanmadığını ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
2)Kabul ve uygulamaya göre ise, sanığın beraatine karar verilen hüküm fıkrasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.