Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2872 E. 2013/1993 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2872
KARAR NO : 2013/1993
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı sürücü …’in sevk ve idaresindeki araç ile yan yolda seyri sırasında karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili …’a çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, davalı … şirketinin de kaza tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk … poliçesi nedeniyle limitleri kadar maddi tazminattan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100.00- TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline … verilmesini talep etmiş,20.06.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 26.026,78- TL daha artırarak toplam 26.126,78 TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … … …vekili,kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,maddi tazminat talebinin kabulü ile 26.126,78-TL nin 15.12.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile (davalı sigortanın poliçe limiti ile ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.000,00 TL manevi tazminatın 15.12.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı …’den alınıp davacıya veril-
mesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine … verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tazminatın hesaplanmasında davacının kaza tarihindeki gerçek ücretinin esas alınması gerekir. Bu ücretin de çalıştığı işyerindeki ücret bordrolarının getirtilmesi suretiyle tesbiti mümkündür. Davacı vekili 2.3.2010 tarihli celsede davacının çalıştığı işyerinden aylık 1.200 TL ücret aldığına ilişkin 19.12.2009 tarihli belgeyi ibraz etmiş olup bu belgede belirtilen 1.200 TL’nin hangi tarih itibariyle ödendiği belirgin değildir. Davalı vekilinin bu belgeyi kabulüne ilişkin açık bir beyanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle tazminat hesabının bu ücret esas alınarak yapılması uygun değildir. Mahkemece araştırılması gereken husus, davacının kazadan önce çalıştığı son bir yıllık dönemin ücretine esas bordroların ve ödemelerin çalıştığı işyerinden getirtilerek kaza tarihi itibariyle gerçek geliri belirlenerek hesaplattırma yaptırılması ve sonucuna göre … verilmesinden ibaret olduğundan davacının ibraz ettiği belgenin esas alınması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih 2011/321 YD itiraz numaralı kararı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesinin 2.cümlesinin yürütmesinin durdurulması nedeni ile manevi tazminat açısından kabule göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1 maddesi gereğince davacı yararına 360,00- TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu 1.100,00-TL vekalet ücretine … verilmesi,
Yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2.maddesi gereğince davalı yararına 360,00- TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu 1.100,00-TL vekalet ücretine … verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 19.2.2013 gününde oyçokluğu ile … verildi.

-KARŞI OY-

Davacı, meydana gelen trafik kazası nedeniyle %45 fanksiyon kaybına uğradığını ileri sürüp iş göremezlik nedeniyle 26.126,78 TL zararı davalılardan talep etmiştir.
Yargılama sırasında davacının talebi ile ilgili ve kendisinin dayandığı deliller mahkemece toplanmıştır. Dosya kapsamına göre davacının fonksiyon kaybı, geliri belirlenmiş davacının %45 oranındaki maluliyetinin sürekli olduğu … Kurumu raporuyla belirlenerek zararı bilirkişi marifetiyle hesaplanmış ve mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davacının zararı hüküm altına alınmıştır.
Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı davacının geliri olarak tesbit edilen “1.200,00 TL’nın” zararın hesaplanmasında esas alınıp alınmayacağı noktasındadır.
Dairemizce temyiz incelemesi yapılan işgöremezlik ve destek tazminatlarının hesaplanmasın da malül olanın veya ölenin geliri önem kazanmaktadır. Bu kişiler maaşlı-ücretli olabilecekleri gibi serbest meslek sahibide olabilmekte hatta herhangi bir işte çalışmıyorda olabilirler. Bu ihtimaller de hangi miktarlar esas alınacaktır. Doktrin ve uygulamaya göre rapor veya hüküm tarihine en yakın “net gelir” esas alınacak hiçbir işte çalışmıyor olsa bile gelir olarak asgari ücret esas alınacaktır.
Somut olayda 3.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda “taraf itirazına uğramayan”…Sarp Tur. Tarafından düzenlenen bordro gelir olarak esas alınmıştır. Düzenleme tarihi ise “16.12.2009”dur. Yani rapor tarihinden iki sene öncedir. Bilinmeyen dönem zarar hesabıda yapılacağından davacının aleyhinedir.
Mahkemece dava delillerini toplama safhasında ise, davacı 9.6.2009 tarihli dilekçesi ile delil listesini sunmuş, listenin 6.sırasında çalıştığı Sarp Tur. Taşımacılık şirketinden getirtilecek maaş bordrolarınada dayanmıştır. Davalı vekilin de hazır olduğu 9.6.2009 tarihli duruşmada 2 nolu ara kararı ile söz konusu şirketten gelir durumunun sorulması için yazı yazılmasına … verilmiş ve duruşma tutanağının altındaki şerhler den davacı tarafından masrafın verildiği ancak şirkete yazı yazılmadığı görülmektedir.
Mahkemece, önceki ve taraf vekillerinin hazır olduğu 31.3.2009 günlü duruşmada ise davalı vekiline, davacı delillerini sunduktan sonra beyanlarını sunmak üzere 10 günlük süre vermiştir.
Tarafların mali ve içtimai durumlarının araştırılması için yazılan yazılara cevaplar gelmiş ve davacının 1.200,00 TL aylık gelirinin olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Taraf vekillerinin hazır olduğu 17.9.2009 tarihli duruşmada gelirle ilgili ve diğer konuları içeren yazı cevapları okunmuş davalı … vekili hiçbir itirazda bulunmamıştır.
Yine davacı çalıştığı şirketin yetkilisi tarafından düzenlenmiş (şirket yetkilisinin … Eroğlu olduğu yazı ekindeki noter tasdikli imza sirkülerinden görülmektedir.) Aylık gelirinin 1.200,00 TL olduğunu gösteren 16.12.2009 tarihli maaş bordrosunu ibraz etmiştir. Davacının kazanın meydana geldiği 15.12.2008 tarihinde aynı işte çalıştığı ceza soruşturması sırasındaki beyanlarındanda anlaşılmaktadır.
Davalı vekili, davacının delil olarak dayanıpta dosyaya giren gelir delilleri ve tazminat hesabı için ara kararının oluştuğu 3.5.2011 tarihine kadar itirazı olmamış tazminat raporunun düzenlenmesinden sonra gelir ile ilgili delillere itiraz etmiştir.
Yukarıda geniş olarak açıkladığı gibi tazminat raporunda esasen sürekli maluliyeti olan davacının aleyhine olarak rapor-hüküm tarihine (3.10.2011) en yakın geliri değil iki sene önceki kaza tarihine yakın geliri (16.12.2009) esas
alınmıştır. Ancak davacının temyizi yoktur. Diğer yandan davacı çalışmıyor olması halinde bile tazminat hesabına gelir olarak esas alınacak asgari ücretin miktarı 837,00 TL.dir.
Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre davacının zararı itiraza uğramayan gelir üzerinden ve esasen davacının aleyhine olarak belirlenen gelir üzerinden yapılan hesaplamaya göre oluşturulan hükmün yerinde olduğu kabul edilmesi gerekirken yeniden, çalıştığı yerden ve kazadan önceki bir yıllık bordrolarının getirtilmesi için yerel mahkeme hükmünün bu nedenlerle bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.