Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2018/10140 E. 2019/9056 K. 11.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10140
KARAR NO : 2019/9056
KARAR TARİHİ : 11.04.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 103. maddesinde değişiklik yapan 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında 5237 sayılı CMK’nın 237. maddesi uyarınca davaya katılmayan Bakanlık vekilinin, hükmün tebliğinden sonra katılma ve kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin suça sürüklenen çocuk müdafilerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizleriyle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.04.2019 tarihinde Bakanlık vekilinin davaya katılamayacağı hususunda başkan …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla, mahkumiyet hükmü yönünden ise oy birliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 20.03.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6284 sayılı Kanunla bu Kanunun 2/1d ve e maddelerinde tanımlanan şiddet çeşitlerinden birine uğrayan şiddet mağdurlarını yargılama sırasında da diğer mağdurlardan daha farklı bir korumaya sahip kılmak için aynı Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bu davalar için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 237. maddesinde öngörülen genel katılmadan farklı özel bir katılma yöntemi öngörülmüş olup, söz konusu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana da daire uygulamasının da bu yönde olması nedeniyle sayın çoğunluğun Bakanlık vekilinin davaya katılamayacağı yönündeki görüşüne katılmıyorum.