YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11604
KARAR NO : 2019/3824
KARAR TARİHİ : 30.04.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne, ecrimisil istemi yönünden dosyanın tefrikine dair verilen 25.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalının müvekkillerine ait bağımsız bölümlerin bulunduğu binanın ortak alanına izinsiz olarak baz istasyonu kurduğunu, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil taleplerinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın görev yönünden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne, ecrimisil istemi yönünden dosyanın tefriki ile dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (HMK’nin 1. maddesi) Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi gereğince, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise HMK’nin 4. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK’nin 383. maddesinde de aynı Kanunun 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; mahkemece her ne kadar dava kat mülkiyeti kanunundan kaynaklı uyuşmazlık olarak nitelendirilmişse de, dosya içerisinde yer alan kira sözleşmesinin dava konusu taşınmazla ilgili olmadığı ve kat maliklerinden biri ile davalı arasında yapılmış bir sözleşmenin de sunulmadığı dikkate alındığında uyuşmazlığın haksız işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra (01.11.2012 tarihinde) dava açıldığından, davanın 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi uyarınca genel yetkili asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
Kabule göre de; ecrimisil istemi yönünden tefrik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmişse de eldeki dava ile ecrimisil istemine ilişkin dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dosyaların birleştirilmesi gerekir.
Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek işlem yapılması gerekirken, işin esasının incelenip karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olanan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.