YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10358
KARAR NO : 2013/8552
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2009/575-2011/915 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sağlık sigorta poliçesi yaptırdığını, 07.05.2008 tarihinde yurtdışında olan müvekkilinin ani olarak rahatsızlandığını, tedavi gördüğünü, yapılan masrafların davalıdan talep edilmesine rağmen reddedildiğini, ancak talep edilen ödemenin yemek borusu damarlarının varislerinde oluşan kanama üzerine yapılan ameliyat, ilaç ve tetkik masrafları olup teminat dahilinde olduğunu, ayrıca yapılan yazışmalarda müvekkilinin alkol bağımlısı gösterilerek kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, yapılan masraflar 10.268.45 İsviçre Frankı maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ameliyatına yol açan yemek borusu damar verislerinde oluşan kanama ve karaciğer sirozu hastalığının sebebinin düzenli olarak kullanmakta olduğu alkol olduğunu ve poliçe kapsamı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan rapora göre, davacıdaki varis kanamasına yol açan sirozun alkol ve uyuşturucuya bağlı olmadığı, davacıdaki sirozun sebebinin kayıtlara göre anlaşılamadığı, nedeni bilinmeyen siroza tıp dilinde kriptojenik siroz denildiği, buna göre rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı, manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, 10.268.45 İsviçre Frankı’nın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiş olup, talebin tamamının reddedilmesine rağmen, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün 3. fıkrasına “reddedilen manevi tazminat yönünden davada avukatla temsil edilen davalı yararına AAÜT. 10. maddesine göre maktu 1.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin eklenerek, kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.