Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/2294 E. 2019/2370 K. 29.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2294
KARAR NO : 2019/2370
KARAR TARİHİ : 29.04.2019

Mahkeme : İZMİR 18. Sulh Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1) Sağlık için tehlikeli madde temin etme
2) Kasten yaralama (Vekalet ücreti yönünden)
3)Tehdit (Vekalet ücreti yönünden)
Hükümler : 1) Mahkûmiyet (Sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan)
2) Beraat (Kasten yaralama ve tehdit suçlarından)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1) Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerine vekalet ücreti yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanık müdafiinin beraat kararlarının gerekçesine yönelik bir temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle vekalet ücretine özgü olarak yapılan incelemede;
Aynı dava sonunda, iddianameye konu tüm suçlar hakkında beraat kararı verilmesi halinde sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli ise de; sanık hakkında sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan açılan davada beraat kararı verilmemiş olması nedeniyle, sanık lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin avukatlık ücretine yönelik temyiz isteğinin REDDİNE,
2) Sanık hakkında sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Mağdurların alkol muayenesine dair rapor ve doktor muayenesi sonucunda sağlığının tehlikeye sokulduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığından, suça konu eylemin sanık lehine olan ve hüküm tarihinden önce 11/06/2013 tarihinde yürürlüğe giren 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen 6. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla 7. maddesinin 2. fıkrasına göre, 18 yaşını doldurmamış kişilere alkollü içki satılması veya sunulması sonucunda çocuğun sağlığının tehlikeye sokulması halinde ayrıca TCK’nın 194. maddesine göre cezaya hükmolunacağı, eylemin çocuğun sağlığını tehlikeye
sokmaması halinde ise aynı Yasanın 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince münhasıran idari para cezası verileceği şeklinde yaptırıma bağlandığı anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesi de gözetilerek, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sabit olan 4250 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamındaki eylem nedeniyle uygulanabilecek idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-a maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının dolmuş olması karşısında, aynı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrası uyarınca İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 29.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.