Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5412 E. 2013/8081 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5412
KARAR NO : 2013/8081
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … …. Asliye Ticaret (… …. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 01…2012 tarih ve 2012/1070-2012/1070 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlunun müteselsil kefil olduğu kredi sözleşmesi ile dava dışı asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığını ve 658.365,00 TL alacaklı olduklarını, vadesinde borcun ödemediğini, ileri sürerek alacağın tahsili için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu İİK’nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 658.365,00 TL’lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Karşı taraf vekili, yetkili mahkemenin Beykoz Mahkemeleri olduğunu, hesap kat ihtarı müvekkiline tebliğ edilmediğinden borcun muaccel hale gelmediğini, müvekkilinden başka müteselsil kefillerin bulunduğunu, sadece müvekkili aleyhine ihtiyati haciz istenmesinin BK’nın 587. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek ihtiyati hacze itiraz etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, itirazın süresinde olmadığını, HMK’nın …. maddesi uyarınca yetki itirazının yerinde bulunmadığını, kefil olan itiraz eden borçlu hakkında ve aynı zamanda diğer tüm kefiller hakkında aynı anda ihtiyati haciz talep edildiğini belirterek itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararına istinaden alacaklı tarafından ihtiyati hacze itiraz eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş ödeme emri bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri genel kredi sözleşmesi hesap özeti ve hesap kat ihtarına dayaılı ilamsız takip ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasında ödeme emrine yasal süre içerisinde itiraz etmekle takip zaten kendiliğinden durmuş olduğundan, konusu bulunmayan ihtiyati haciz kararına itirazın bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece, alacaklının ihtiyati haciz kararına dayanarak borçlu aleyhine icra takibi yapmayıp, genel kredi sözleşmesi, ve hesap kat ihtarına dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptığı ve bu takibin de borçlunun itirazı üzerine durduğundan bahisle ihtiyati haczin konusuz kaldığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
İİK’nın 265. maddesine göre; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ve mahkeme, gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Somut olayda, ihtiyati haciz kararı verildikten sonra, 02…2012 tarihinde, itiraz eden borçlunun yokluğunda haciz işlemi yapılmış olup, haciz tutanağı da itiraz eden borçluya tebliğ edilmemiştir. Bu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de ihtiyati hacze itirazın, İİK 265. maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, ihtiyati haciz kararından sonra , alacaklının genel kredi sözleşmesi, ve hesap kat ihtarına dayalı olarak borçlu aleyhine ilamsız icra takibi yapması ve itiraz üzerine icra takibinin durması, ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu nedenler ihtiyati haciz isteyen/alacaklı ve karşı taraf/borçlu yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili ve karşı taraf/borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen/alacaklı ve karşı taraf/borçlu yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.