YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1867
KARAR NO : 2019/4777
KARAR TARİHİ : 10.04.2019
….
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisle……..ava dışı konut kooperatifi üyesi iken kooperatif tarafından davalı bankadan toplu konut kredisi kullandığını, kredilerin geri ödenmesi için kooperatif üyelerine geri ödeme planı hazırlandığını, bu … nedeni ile taşınmaza ipotek konulduğunu,davalı bankanın kredinin geri ödenmesi için ihtar gönderdiğini, … kullanımına ilişkin süreci bu ihtarla öğrendiklerini, sözleşmeye göre bankanın hayat sigortası yapması gerekirken yapmadığını, krediye ilişkin talebin zamanaşımına uğradığını, talep edilen miktarların hukuki olmadığını bildirerek borçlu olup olmadıklarının tespiti ile borcun varlığı halinde miktarının, faizinin ve faizin başlangıcının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların icra takibi kapsamında borçlu olmadıklarının tespiti yönünde açtıkları menfi tespit davasının reddine, davacıların davalı bankaya 10.077,21TL borçlu olduklarının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Hukuku’ndaki menfi tespit davası (m.72), gerek maddi hukuk, gerek usul hukuku bakımından genel hükümlere tabi bir davadır. Menfi tespit davalarında, borçlu bulunulmayan kısım yönünden hüküm kurulması gerekir. Başka bir ifadeyle, davacının borçlu olmadığını iddia ettiği miktar saptanarak, bu miktarda borçlu bulunmadığının tespitine yönelik olarak hüküm kurulması gerekir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 gün ve E:2013/19-…, K:2013/1466 sayılı ilamı) Hüküm kurulurken, ana para ve faizin de ayrı ayrı belirtilmesi gerekir. Taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve tereddüt yaratmayacak şekilde ve davacının borçlu olmadığı miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……