Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2019/782 E. 2019/9296 K. 24.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/782
KARAR NO : 2019/9296
KARAR TARİHİ : 24.04.2019

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine dair Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.02.2017 gün ve 2016/196 Esas, 2017/12 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına direnilerek ilk derece mahkemesi tarafından müsnet suçtan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan mahkûmiyetine dair ilk derece mahkemesince kurulan hükmün sanık müdafisi tarafından süre tutum dilekçesiyle istinaf edilmesinin ardından Bölge Adliye Mahkemesinden verilen 17.04.2017 gün ve 2017/849 Esas, 2017/870 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararıyla birlikte tebliği üzerine sanık müdafisi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edildiği ve Dairemizin 07.05.2018 günlü, 2017/9867 Esas, 2018/3387 Karar sayılı ilamı ile anılan hükmün bozulmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararı verilerek kurulan 12.09.2018 gün ve 2018/2422 Esas, 2018/1381 Karar sayılı ilamın sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilince temyiz edilmesi nedeniyle anılan direnme kararıyla ilgili değerlendirme yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmış ise de, bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği 07.06.2018 tarihli kararla sanık müdafisine ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının tebliği ile buna ilişkin cevapların gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının tebliği ile buna ilişkin cevapların gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine tevdi edildiğinin anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının direnme olmayıp, eylemli uyma niteliği taşıdığı gözetilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Hakkında kurulan hüküm temyiz incelemesi sonucunda bozulan sanık ve katılanlar ile bunların vekillerinin mevcut adreslerine davetiye tebliğ edilip, mahkemece yapılacak duruşmalı incelemede gelen taraflar dinlenerek bu kapsamda Yargıtay bozma ilamına karşı diyecekleri sorulduktan sonra bozma ilamına uyma veya direnme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması sonucunda aynı Kanunun 289/1-h maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.09.2018 gün ve 2018/2422 Esas, 2018/1381 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 24.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.