Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/11171 E. 2013/15564 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11171
KARAR NO : 2013/15564
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın … Turz. Şti.yönünden vaki feragat nedeniyle reddine, davalı … AŞ. yönünden pasif husumet sıfat yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı … yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalı …’nun ihtiyati haciz kararı alarak diğer davalılar hakkında icra takibi başlattığını, ancak ihtiyati haciz kararıyla hiçbir ilgisi olmayan müvekkilinin faaliyet gösterdiği adrese ihtiyati haciz işlemini uygulamak için geldiğini, icra memurunun müvekkil … yerinde borçlu şirketler adına herhangi bir evrak bulunamadığını tespit ederek bu hususu haciz zaptına geçtiğini, ancak buna rağmen haciz işlemine devam edilmesine üzerine müvekkilinin istihkak iddiasında bulunduğunu, buna rağmen haczedilen malların muhafaza altına alınmak istenince müvekkilinin İİK 263.maddesi uyarınca taahhüt karşılığında ihtiyaten haczedilen malların elinde bırakılmasını istediğini, talebinin alacaklı vekilince kabul edilmemesi üzerine müvekkilinin ihtirazı kayıtla teminat olarak 130.300,00 TL’yi icra memuruna vermek zorunda kaldığını belirterek müvekkilinin bahse konu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; davacının BK’nın 173.maddesi uyarınca borcu üstlendiği için ödeme yaptığını, ayrıca İİK’nın 72.maddesi uyarınca ödenen parayı geri alma hakkının sadece borçluya ait olduğunu,bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının haciz baskısı altında ödeme yaptığı iddiasının da doğru olmadığını, davacının adresine haciz işlemi için gidilmesinin sebebinin borçlu şirket ile davacının aynı holding içinde yer almaları, her iki şirketin tüm ortaklarının birinci derecede akrabalardan oluşması, borçlu şirketin yetkilisi davacı şirket ortağı iken borcun doğumundan sonra hisselerini kardeşine devretmiş olması, ancak buna rağmen hazır bulunan davacı şirket çalışanı tarafından bu yetkilinin haciz anında üst katta olduğunun beyan edilmiş olması olduğunu, davacının borçlu şirketin mal kaçırmasına yardımcı olduğunu, dolayısıyla davacı şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Şirketi vekili; müvekkil şirketin davacı şirketle ticari faaliyeti veya bağı olmadığını savunmuştur.
Davacı vekili 24.09.2012 tarihli duruşmada; … Şirketi hakkında açtıkları davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı … Şirketi hakkında açılan davadan feragat edildiği, diğer taraftan davalı … Şirketi tarafından davacıya yönelik bir takibin bulunmadığı,bu nedenle bu davalıya husumet yönetilemeyeceği, öte yandan davacının istihkak iddiasının kaldırılması talebiyle icra hukuk mahkemesine açılan davada davacı tarafından yatırılan paranın ihtirazı kayıtla ve davacıya ait malların muhafazasını engellemek amacıyla yatırıldığı, davacı şirketle borçlu şirketin faaliyet adresleri, konuları ve yetkililerinin farklı olduğu, şirket yetkilileri arasında akrabalık bağı olmasının aralarında organik bağ olduğunu göstermeyeceği, borçlu şirketin haciz yapılan … yerinde faaliyet gösterdiğine dair bir delile rastlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, bu mahkemece yapılan maddi tespitlerin … bu davada nazara alınabileceği, dolayısıyla davalı …’nun haksız olarak davacı hakkında haciz uyguladığı, davacının da malların muhafaza altına alınmasını önlemek için icra dosyasına teminat yatırdığı, davalıya borçlu olmadığı, bunun yanında davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı … Şirketi’ne karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı … Şirketi’ne karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı …’na karşı açılan davanın kabulüne,ancak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı … vekili tarafının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.