Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/24073 E. 2019/29867 K. 04.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24073
KARAR NO : 2019/29867
KARAR TARİHİ : 04.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, iade ve diğer sanıklar hakkında beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan … İdaresi dava ve duruşmadan haberdar edilmeyerek katılma olanağı verilmemiş ise de; 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Katılan … İdaresi vekilinin sanıklar … ve … hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Katılan … idaresi vekili ve sanık … müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
1-Suç tarihi itibariyle suçtan doğrudan zarar gören … idaresi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 234/1-b/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden ve katılma imkanı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2- Her ne kadar sanık çeşitli mahkemelerdeki benzer diğer kaçakçılık dosyalarında yapmış olduğu savunmaları tekrarlayarak Zeren Gümrükleme isimli işyerinin resmi olarak kendisine ait olduğunu ancak 01.03.2010 tarihli vekaletname ile tüm ticari faaliyetlerinin ortağı … tarafından yürütüldüğünü beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmış ise de, noter onaylı 01.03.2010 tarihli belgenin iş yeri satışına ilişkin olmayıp, geniş vekalet niteliğinde bulunması, diğer sanık …’nın kollukta alınan ilk ifadesinde işyerinin kendisi ve ortağı …’e ait olduğunu beyan etmesi,
Dairemizin 2018/5059 E. sayılı Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.02.2010 suç tarihli 2010/553 E-2016/129 K. sayılı dosyasında, sanığın müdafii aracılığıyla sunduğu dilekçelerle yakalanan çayların kendisine ait olduğunu söyleyerek iade taleplerinde bulunması, Dairemizin 2015/17713 E. sayılı Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/61 E.sayılı 17.03.2010 suç tarihli dosyasında sanık müdafiinin yakalanan eşyaların …Gümrükleme sahibi …’e ait olduğunu ifade ederek iade taleplerinde bulunması, yine Dairemizin 2017/7135 E. sayılı Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/537 E. sayılı dosyasında sanık …’nın … ile… Gümrükleme ve … Gümrükleme adi ortaklığı şeklinde işleri birlikte yürüttüklerine dair ifadelerin yer aldığı gözetilerek, anılan dosyaların da getirtilip incelendikten ve işyerinin idaresi ile ilgili zabıta araştırması yapıldıktan sonra tüm bu hususların değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
III-Katılan … idaresi vekilinin sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
1-Suç tarihi itibariyle suçtan doğrudan zarar gören … idaresi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası’nın 234/1-b/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden ve katılma imkanı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.03.2010, iddianame … tarihinin 19.10.2010 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2018/3663 Esas sırasında kayıtlı olan Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/115 Esas, 2015/260 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.02.2010, iddianame … tarihinin ise 16.03.2010 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2018/5059 Esas sırasında kayıtlı olan Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/553 Esas, 2016/129 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.02.2010, iddianame … tarihinin ise 26.11.2010 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasından Dairemizin 2015/17046 Esas sırasında kayıtlı olan Horasan Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/169 E, 2013/129 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 19.12.2009, iddianame … tarihinin ise 03.08.2010 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasından Dairemizin 2018/5363 Esas sırasında kayıtlı olan Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/88 E, 2016/6 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 03.01.2010, iddianame … tarihinin ise 05.12.2011 olduğu,Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.