Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/2517 E. 2019/7666 K. 03.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2517
KARAR NO : 2019/7666
KARAR TARİHİ : 03.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı bankada 14.03.1990 yılında operasyon yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, kendisinden psikolojik baskı ile istifa dilekçesi alınarak 16.12.2011 tarihi itibariyle iş akdinin fesih edildiğini, davacının ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini, verilen ibranamenin geçersiz olduğunu, davacının sabah 08.30 ile akşam 19.30 bazen 20-21 saatine kadar çalıştığını, fazla … ücretinin ödenmediğini, her yıl 10 günlük yıllık izin kullandığından kalan yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini belirterek davacının fazla …, hafta tatili ve yıllık izin ücretlerinin tespit ve davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili öncelikle işçilik alacakları yönünden zamanaşımı def’inde bulunarak dava tarihinden 5 yıl öncesine ait alacakların talep edilemeyeceğini; davacının 17.02.2011 tarihinde imzaladığı İç Yönetmelik hükmü uyarınca fazla …, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin davacının aylık ücreti içinde olduğunu, yılda 270 saate kadar olan fazla çalışmadan dolayı fazla … ücreti talep edemeyeceğini, yönetici olması nedeniyle kendi isteği ile fazla … yaptığını, ibraname imzalamasında davacıya baskı yapılmadığını, ihbar kıdem tazminatı ile birlikte davacının birikmiş yıllık izin ücreti alacağını iş akdinin feshi sırasında kendisine ödenmiş olduğunu belirtilerek haksiz davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve … İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.nın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi dava dilekçesinde fazla …, yıllık izin alacağı ve hafta tatili ücreti taleplerinde bulunmuş Mahkemece yıllık izin ve hafta tatili alacakları yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş ,fazla … alacağı yönünden ise hiçbir gerekçe olmaksızın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Davaya konu isteklerden bir kısmı yönünden karar verilmemesi ve kabul edilen alacak kalemi yönünden gerekçesiz hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.