Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/7005 E. 2013/11768 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7005
KARAR NO : 2013/11768
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, zamanaşımı nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı Kurumca davacı hakkında tahakkuk ettirilen prim borcu nedeniyle davacıya gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir
Mahkemece istemin kabulü ile, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ortak ve müdürü olduğu şirketin Kuruma olan borcundan kaynaklanan 2010/1608 ve 1069 sayılı ödeme emirlerinin 30.04.2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 2010/14218; 14219, 14220 ve 13951 sayılı ödeme emirleri hakkında ise davacıya herhangi bir tebligat yapılmadığı, tebligatın dava dışı şirkete yapıldığı, davacının 2010/1608 sayılı ödeme emrinin iptali için 03.06.2010 tarihinde İdare Mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 80/5 ve 6183 sayılı Yasa’nın 58. maddeleridir. 506 sayılı Yasa’nın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasında … Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı Yasa’nın 58/…maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.
Somut olayda, davacının 2010/1608 sayılı ödeme emri için İdare Mahkemesine yaptığı başvuru tarihi esas alınmakla 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı anlaşılmaktadır. 2010/1609 sayılı ödeme emrine gelince; davacı idare mahkemesine yaptığı başvuru ile sadece 2010/1608 sayılı ödeme emrine itiraz etmiş, 2010/1609 sayılı ödeme emri için herhangi bir itirazda bulunmamıştır. 2010/1609 sayılı ödeme emri için dava tarihinde hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmek gerekmekte olup dava
01.07.2010 tarihinde açıldığından hak düşürücü sürenin geçirildiği açıktır. Bu sebeple 2010/1608 ve 2010/1609 sayılı ödeme emirleri bakımından davanın reddine karar vermek yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2010/14218; 14219; 14220 ve 13951 sayılı takipler hakkında davacıya gönderilen bir ödeme emri bulunmadığından davacının davası menfi tespit davası niteliğindedir. Her ne kadar bu takipler bakımından iptal kararı verilmesi yerinde ise de, bu kez iptaline karar verilen 2010/14218; 14219; 14220 ve 13951 sayılı takipler sebebiyle yapılan ve iade edilecek ödeme miktarının araştırılarak hükümde gösterilmemesi hükmün infazında tereddüt doğmasına sebep olacağından, bu husus göz önünde bulundurulmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 04/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.