Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2015/9385 E. 2019/4658 K. 29.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9385
KARAR NO : 2019/4658
KARAR TARİHİ : 29.04.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
… ili …. ilçesi …. köyü muhtarı olan sanık hakkında, görevi nedeniyle topladığı elektrik ve su paraları ile köye ait taşınmazı usulsüzce kiraya verip aldığı kira bedelini zimmetine geçirdiği iddiasıyla kamu davaları açıldığı, ancak davaya konu isnatlar mahkumiyete yeterli görülmeyip, dava konusu yapılmayan köye ait su deposu için toplanan paranın 860 TL’sinin zimmete geçirildiği kabul edilerek hükme esas alındığı anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 gün ve 2013/13-274 Esas, 2014/78 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, CMK’nın 225. maddesindeki “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” hükmü karşısında, iddianın dışına çıkılarak değişik kabul ve gerekçe ile zimmet suçundan hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Belgede sahtecilik suçlarında aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu da gözetilerek, suça konu belge asılları celp edilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde asıllarının dosya içine konulması ve iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğunun karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi, belgenin düzenlendiği tarih itibarıyla kararların alınabilmesi için gerekli olan toplantı ve karar yeter sayısının araştırılması, buna bağlı olarak alınan kararların hukuki sonuç doğuracak nitelikte bulunup bulunmadığının belirlenmesi, suça konu olan kararlar alınırken toplantı ve karar yeter sayısı sağlanmış ise, imzasının sahte olduğu belirtilen köy azalarının imzaları olmaksızın karar alınabiliyorsa, eylemin faydasız sahtecilik kapsamında kalacağı, ayrıca adına imza atılan kişilerin rızasıyla imza atılması durumunda sahtecilik kastıyla hareket edildiğinin kabul edilemeyeceği, eylemlerin suç oluşturmayacağı, öte yandan belge içeriğine itiraz olmaması da nazara alındığında köy karar defterindeki söz konusu karar metinlerinin gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sonradan düzenlenip düzenlenmediği hususu da araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile sahtecilik suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/5. maddesinde yer alan düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında zimmet suçundan dolayı hükmolunacak hak yoksunluğunun cezanın infazından sonra başlamak üzere 2 yıl 1 ayı geçemeyeceği gözetilmeden 2 yıl 6 ay süreyle hak yoksunluğuna hükmolunması,
Sahtecilik suçunun TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında bu suçtan dolayı aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 29/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.