Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9151 E. 2019/3772 K. 11.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9151
KARAR NO : 2019/3772
KARAR TARİHİ : 11.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma suçlarından verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelemesi:
Sanığın suçlara konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması karşısında; suç unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından,
1- Suçlara konu olan faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
2- Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
3-Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
4- Dosya kapsamında alınan ……… tarafından düzenlenen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için tekrar rapor alınması,

Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, SMMM …’nın “sahte fatura düzenleme” suçundan hazırladığı ve dava konusu “sahte fatura kullanma” suçu ile ilgili olmayan rapor esas alınmak üzere, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
5- Kabule göre;
a) Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebine rağmen, TCK’nin 62. maddesi gereğince takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
c) Sabıkası bulunmayan, hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunan, dosyaya kişilik özellikleri ile ilgili herhangi bir olumsuzluğu yansımayan sanık hakkında; “kişilik özellikleri,duruşmadaki tutum ve davranışları” hususunda olumsuz kanaate varılmasına neden olan somut delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, yasa metninin tekrarı niteliğinde soyut ifadeler ile 5237 sayılı TCK’nin 51. ve 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d) Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.04.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.