Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/10937 E. 2013/15341 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10937
KARAR NO : 2013/15341
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında …/…/2004 tarihli Akaryakıt Bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, davalıya sözleşme ile … yıllık bayilik hakkı tesis edildiğini, akabinde rekabet kurumunun almış olduğu bir kısım kararlar ile davalı bayi ile yeniden 31/01/2007 tarihli ve … yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki bayilik ilişkisinin rekabet kurumunca yapılan düzenlemeler sonucunda süresinden önce …/09/2010 tarihinde sona erdiğini, bayilik sözleşmesi ile birlikte 31/01/2007 tarihli taahhütnamenin imzalanmış olduğunu, ancak söz konusu taahhütnameye göre davalının eksik alımlar yapmış olduğunu, 43.950,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları kalmak kaydıyla cezai şart alacağının şimdilik ….000,00.-USD tutarının ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının …/09/2010 tarihinden itibaren bankaların dövize uyguladıkları en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin … Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet kurulu kararları sonucunda feshedildiğini, bu nedenle cezai şart uygulanması için gerekli olan şartların oluşmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacının cezai şart talebini sözleşme içerisinde talep etmediğini, sözleşmenin yasal gerekçeyle sona ermesinden sonra ortaya koyduğunu, bu talebin müvekkiline zarar verme kastıyla yapıldığını, sözleşmenin sadece davacıyı koruyan matbu bir sözleşme olduğunu, taraf iradelerini ihtiva etmeyen dayatma sözleşmelerin geçerlilik kesbetmeyeceğini, davada davalı sıfatlarının olmadığını, hak düşürücü süre ile zamanaşımı süresinin geçirildiğini belirterek, geçerli olmayan taahhütnamenin iptaline ve davanın reddine, karşı dava açma ve ihbarda bulunma haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının bayilik sözleşmesi ve taahhütname gereğince 44.443,50 USD cezai şart alacağının bulunduğunun bilirkişi raporunda hesaplanarak tespit edildiği, davacının davasının ispatlandığı gerekçesiyle, davacının davasının ıslah edilmiş hali ile 44.443,50-USD üzerinden kabulü ile bunun ….000,00-USD’sinin dava tarihinden, ıslah olunan 24.443,50-USD’sinin ise ıslah tarihi olan 04/01/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın …/a maddesi gereğince devlet bankaları tarafından bir yıl vadeli USD uygulanan en yüksek faiz oranı işletilerek BK 99 (Eski BK 83) madde gereği fiili ödeme tarihindeki TL kur karşılığı üzerinden davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.