Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/11636 E. 2013/15693 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11636
KARAR NO : 2013/15693
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı banka tarafından ….03.2003 tanzim ….04.2007 vade tarihli bir milyon TL tutarındaki kambiyo senedine dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin bonoda borçlu olarak gözüktüğünü, ancak müvekkili şirketin kuruluş tarihinin 31.06.2006 tarihi olduğunu ve bononun düzenleme tarihi itibari ile henüz kurulmadığını, dolayısıyla bononun tanzim tarihinde tüzel kişiliği ve borçlanma ehliyeti olmayan müvekkilinin bonodan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu bonoda avalist olup, borçtan keşideci ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunu, keşideci veya başka bir borçlu lehine aval verilebilmenin herhangi bir süreye tabi olmadığını, vadeden önce veya sonra keşideci veya üçüncü şahıs lehine aval verilebilmenin mümkün olduğunu, davacı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, dava konusu bonoda keşideci olan dava dışı … Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İnşaat San.AŞ’nin aynı zamanda davacı şirketin kurucu ortaklarından olduğu, aralarında bu anlamda hukuki bir bağ bulunduğu, davacı şirketin dava konusu bonoda avalist sıfatıyla yer aldığı, 6762 Sayılı TTK’nun 613. ve 6102 Sayılı TTK’nun 701. maddelerine göre, muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, bononun yüzüne atılan her imza aval şerhi olarak kabul edileceği, ayrıca avalin bir süreye bağlı tutulmadığı, keşide tarihinden sonra da verilmesinin mümkün olduğu, davacı şirketin avalist sıfatıyla davaya ve takibe konu bonodan dolayı borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine, koşulları bulunmadığından davalı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle yargılama aşamasında ileri sürülmeyen imza inkarının temyiz aşamasında öne sürülemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.