YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7269
KARAR NO : 2013/8948
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
Davacılar … vs. Vek.Av…. ile davalılar 1- … Tic.Ltd.Şti. Vek.Av…. 2- … 3- … Vek.Av…., İhbar Olunanlar: 1- … Sigorta A.Ş. Vek.Av. … 2- … Sigorta A.Ş. 3- … Sigorta A.Ş. Aralarındaki tazminat davası hakkında … …As.Hukuk (İş) Mahkemesince verilen 30/11/2011 Gün ve 676-774 Sayılı kararın Bozulmasına ilişkin Dairemizin 16/01/2013 gün ve 4416-327 Sayılı ilamına karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili 01.04.2013 tarihli dilekçesi ile Dairemizin 16.01.2013 gün 2012/4416E, 2013/327K sayılı kararında, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının 04.09.2009 tarihinde kesinleştiği halde 17.11.2009 tarihinde görevli mahkemeye gönderildiği, yasada ön görülen sürede dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvuruda bulunulmadığından, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğundan bahisle, hükmün bozulmasına karar verildiği, oysa 31.12.2008 tarihli görevsizlik kararı üzerine 05.01.2009 ve 14.09.2009 tarihli dilekçeler ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin istenildiğini, bozma kararı üzerine dosyada yaptığı incelemede, belirtilen dilekçelerin yerinden çıkarılarak bozma kararı altına iğnelendiğinin mahkeme kalemince de tespit edildiğini, anılan dilekçelerin yerinden çıkarılarak sonradan ilama eklendiğinin belli bulunduğunu, bunun nedenini bilememekle beraber bu durumun temyiz incelemesi sırasında neden görülmediklerini açıkladığı, dolayısıyla süresi içerisinde başvurularının bulunduğundan bahisle maddi hatanın giderilmesini istemiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dava 18.04.2008 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi zarar sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde bu karar süresinde davalılardan … Uluslararası Nakliyat Ticaret Ltd. Şti avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerçekten Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda yerel mahkeme kararının, süresi içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığının kabulü ile HMK 20/1 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
Ne var ki maddi hata istemli başvuru ile birlikte gönderilen dosya içerisinde, Dairemiz bozma kararı altına ekli olup yazı işleri müdürünün havalesini taşıyan 05.01.2008 ve 14.09.2009 tarihli dilekçelerde davacı tarafça dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin istenildiği görülmektedir. Mahkeme yazı işleri müdürü ile kâtip ve mübaşir imzasını taşıyan 27.03.2013 tarihli tutanakta ise “Davacı vekili tarafından dosyanın incelenmesi sırasında Yargıtay ilamında eksik olduğu belirtilen dilekçelerin Yargıtay İlamı altında takılı olduğunun davacı vekili tarafından söylenmesi üzerine anılan dilekçe asıllarının görüldüğü” belirtilmektedir.
Her ne kadar Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvuruda bulunulduğuna ilişkin dilekçelere rastlanılmamış ise de, maddi hata başvurusu ile birlikte gönderilen dosya içerisinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebini içeren davacı taraf dilekçeleri mevcuttur. Söz konusu dilekçeler yazı işleri müdürü tarafından havale edilmiştir. Görevsizlik kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Hukuk ve Ticaret Mahkemelerinin Yazı İşleri Yönetmeliğinin 16. Maddesi gereğince hakimin bulunmadığı durumlarda yazı işleri müdürü tarafından dosyaya sunulan evrakların havalesinin yapılması mümkün olup somut olayda, görevsizlik kararı verilen mahkemede bu durumun mahkeme uygulaması durumunda olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda temyiz incelemesi sırasında dosyada görülmemekle birlikte, davacı tarafın dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebini içeren dilekçelerinin mevcut olduğu ve süresinde verildikleri maddi bir
vakıa olarak belli bulunduğundan, görevsizlik kararı üzerine taraflarca dosyanın görevli mahkemeye süresinde başvuruda bulunmadıklarından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin Dairemizin 16.01.2013 gün 2012/4416E, 2013-327K. Sayılı kararının maddi yanılgıya dayalı olduğu ve düzeltilmesinin gerektiği açık ve seçiktir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemizin 16.01.2013 gün 2012/4416E, 2013-327K sayılı bozma kararının kaldırılmasına, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davalı … Uluslararası Nakliyat Ticaret Ltd. Şti vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 02/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.