YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15828
KARAR NO : 2013/8470
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29…2011 tarih ve 2011/…-2011/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 03/06/2010 günü sevkedildiği Nöbetçi Mahkemece tutuklanarak Osmaniye T tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiğini, iki ay kadar sonra tahliye olduğunu, tutuklanmasının ertesinde 04/06/2010 günü davalı bankanın müvekkili ile arasınadaki genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine istinaden müvekkili hesaplarına bloke koyduğunu, bloke nedeniyle davacının hesabında bulunan paranın kullanılamadığını, müvekkilinin ilçede eczacılık yapıyor olması ilçenin küçük ve herkesin birbirini tanıması nedeniyle bloke işleminden dolayı ticari itibarinin zedelendiğini, bloke işleminin haksız ve keyfi olduğunu ileri sürerek ….000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tutuklanmış olması ile müvekkili bankanın alacağının tahsilinin tehlikeye girdiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yaklaşık 51.000,00 TL kredi borcu bulunan davacının Düziçi Şubesi nezdinde bulunan … nolu hesabına 60.000,00 TL tutarında bloke konulduğunu, sözleşme hükümleri gereğince müvekkili bankanın davacının hesapları üzerine bloke tesis etmeye yetkisinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 62. ve 63 . maddeleri ve bankacılık hizmetleri sözleşmesinin 28 ve 29. sayfalarında yer alan borçların ödenmemesi, bankanın rehin, takas ve mahsup hakkı başlıklı …, …, … ve …. maddeleri ile taşıt kredi ve rehin sözleşmesinin …. maddelerinin 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Kanun’un …. maddesinde tanımlanan haksız şartı içerdiği, sözleşmenin banka tarafından daha önceden tek taraflı hazırlanmış matbu ve standart bir sözleşme olduğu, müzakere edilmediği, buna göre de sözleşmenin davacı tarafından bağlayıcı olmadığı, davacının banka tarafından hesabına konulan bloke nedeni ile mağdur olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
…-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişikindir. Davacı eczacı olduğunu, davalı bankadan kredi kullandığını, üzerine atılı bir suç nedeniyle tutuklandığını, sırf bu nedenle davalı banka tarafından hesabına bloke konulduğunu ve bu işlem nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek dava açmış, davalı ise taraflar arasında düzenlenen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi hükümleri nedeniyle kullandırılan kredinin geri dönüşünün riske girmesi karşısında sözleşmeden kaynaklanan hakkını kullanarak ve sözleşme hükmüne dayalı olarak davacı hesabına bloke koyduğunu savunmuştur. Mahkemece somut uyuşmazlığa 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir. Ancak, taraflar dahi kullanılan kredinin tüketici kredisi olduğunu ileri sürmemiş olup, dosya içindeki Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ve Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi incelendiğinde de somut uyuşmazlığa Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. Mahkemece, söz konusu kredinin tüketici sözleşmesi olmaması nedeniyle bankacılık işleminden kaynaklandığı da göz önüne alınarak uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı banka vekilin bu yöndeki temyiz itirazların kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
…-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.