YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11081
KARAR NO : 2013/16599
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … Dayanıklı Tüketim Malları… Ltd. Şti. arasında akdedilen ve davalının ….03.2000 tarihli müşterek borçluluk ve müşterek müteselsil kefalet taahhütnamesi ile kefil olduğu beyaz eşya bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili aleyhine kefalete istinaden icra takibi yapıldığını, aksi belirtilmediği sürece kefalet akdinin adi kefalet olduğu yönünde karine bulunduğunu, bu nedenle öncelikle asıl borçlu takip edilip, semeresiz kalması halinde adi kefil hakkında işlem yapılması gerektiğini, takibe dayanak sözleşme konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, kefalet sözleşmesi geçerli olmadığı için müvekkilinin bu sözleşme nedeni ile herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, kat ihtarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacı yanın aleyhine delil teşkil eden ticari defterler uyarınca 94.866,26 TL alacaklı olduğu, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
…- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
…- Davacı vekilinin temyizine gelince; Davalı dava dışı şirketin borçlarına müteselsil kefil olduğundan somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 487. maddesi uyarınca müteselsil kefil aleyhine asıl borçluya müracaat edilmeden ve rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişilmeden doğrudan doğruya takip yapılabilir. Dava konusu icra takibinde tahsilde tekerrürde bulunmamak kaydıyla talepte bulunulduğuna göre daha önce asıl borçlu aleyhine girişilen takipte talep edilen alacağın bu takip sebebi ile istenilebilecek miktardan düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece yapılacak …, takip tarihi itibariyle asıl borçlunun borcunun saptanması, kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçları ile sınırlı olarak sorumluluğu ve talep de gözetilerek bir hüküm kurulmasından ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (…) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (…) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 24…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.